(5237 S. K. m. 43, 53, 245, 345)
Dava ve Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Sanık tarafından katılana ait kredi kartı hesabına, yapılan harcamaların bir süre düzenli olarak ödenmesi ve bu ödemelerin banka tarafından gönderilen ekstrelerde de yer alması karşısında sanığın soruşturma aşamasında kısmi ödemede/iadede bulunduğu anlaşıldığından, katılandan kısmi ödeme nedeniyle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına rızası olup olmadığı sorulup sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Katılana ait kartını değişik zamanlarda birden fazla kullanması nedeniyle sanık hakkında TCK.nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında hüküm kurulurken uygulama maddesinin TCK.nun 245/1. madde ve fıkrası yerine 345/1. madde ve fıkrası olarak gösterilmesi,
4- 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı CMUK.nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy