(5237 S. K. m. 39, 43, 53, 58, 245) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sahte banka veya kredi kartı üretme ve kullanma fiillerinin ayrı ayrı suçlan oluşturması nedeniyle TCK.nın 245/2. maddesine aykırı davranmak suçundan gereğinin mahallinde takdiri mümkün görülmüş, sahte oluşturulan aynı bankaya ait birden fazla kredi kartının kullanılması halinde eylemin TCK. nın 245/3. maddesinde düzenlenen ve teselsül eden sahte kredi kartı kullanarak haksız yarar sağlamak suçunu oluşturacağı cihetle; sanıkların farklı bankalara ait sahte kredi kartları ile değişik zamanlarda nakit para çektikleri ve alışveriş yaptıkları da gözetilerek, banka sayısınca TCK.nın 245/3 madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılmamaları ve tayin edilen cezalarının TCK.nın 43. maddesi ile arttırılmaması; tekerrüre esas sabıkası bulunan sanıklar T., S. ve E. hakkında TCK.nın 58. maddesinin uygulanmaması ve sahte kredi kartı ile yarar sağlanması suçuna katılan sanıklar S., M., E.'ın suçun işlenmesindeki rol ve katkıları, fiil üzerinde kurdukları hakimiyetin derecesi tartışılıp değerlendirilmeden TCK.nın 39. maddesi uygulanarak eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıklar S. müdafii ile, sanıklar İ. ve M.'nın suçun sübuta ermediğine, sanık M.'ın fazla ceza tayin edildiğine, sanık T.'in cezada indirim yapılmadığına, sanık E. müdafiinin suçun sabit olmadığına, yasak yöntemle elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına, savunma hakkının kısıtlandığına, eksik araştırmaya, cezanın ertelenmediğine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmadığına, sanık E. müdafiilerinin suçun sabit olmadığına, yasak yöntemle elde edilen delilin hükme dayanak yapılamayacağına ve yetersiz gerekçeye ve sanık Ş.'ın suçun sübuta ermediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, savunma ve adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, sanık D. müdafiinin ise suçun sübuta ermediğine yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1-Sanıklar M., İ., T., S., E., Ş., E. ve D.'nin, TCK.nın 53/3. madde ve fıkrası uyarınca yalnızca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmelerine kadar hak yoksunluğuna karar verilmesi gerekirken kendi altsoyları dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
2-Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık M. hakkında, TCK.nın 53/1-a, b, d, e madde ve fıkralarında belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde yazılı kişisel hak yoksunluğunun, TCK.nın 53/3 maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerden 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak sanıklar M., İ., T., S., E., Ş., E. ve D. hakkındaki hükümlere "TCK.nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılmak, sanık M. hakkındaki hükme "TCK. nın 53/1-a, b, d, e madde ve fıkralarında belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, aynı Kanunun 53/1- c maddesinde yazılı kişisel hak yoksunluğunun, TCK.nın 53/3 maddesi uyarınca kendi altsoyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına" ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin düzeltilerek ONANMASINA, 05.02.2015 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy