(5237 S. K. m. 53, 204, 207, 245)
Dava ve Karar: Gereği görüşüldü:
I- Sanık hakkında yalan beyan suçundan tayin edilen adli para cezasının tutarına ve karar tarihinde yürürlükte olan 6217 s. Kanunun 26 ncı maddesiyle 5320 s. kanuna eklenen geçici 2 nci madde uyarınca hüküm kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından sanığın bu suça yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nun 317 nci maddesi uyarınca oybirliği ile (REDDİNE),
II- Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik suçundan kurulan hükümlere gelince;
1- Sanığın üzerinde İ. B.. adına kullanılan özellikleri kollukça tutulan tutanakta yazılı ve dosyada mevcut kriminal rapora göre iğfal kabiliyeti bulunan kimlik ve İ. B.. adına alınmış kredi kartıyla yakalandığı olayda başkasına ait kimlik bilgileri kullanılarak sahte kredi kartı alınması ve kullanılması eyleminin TCK.nun 245/2 ve 245/3 üncü maddelerinde düzenlenen suçları ayrı ayrı oluşturacağı, başka suçlardan aranan sanığın yakalanmamak amacıyla sahte kimlik kullanmasının ise TCK.nun 204/1 inci maddesinde yazılı suçu oluşturacağı ve TCK.nun 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunun olayda uygulanma yeri bulunmadığı cihetle öncelikle belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin mahkemeye ait olması karşısında emanete kayıtlı suça konu nüfus cüzdanının getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususları araştırılıp, suça konu kredi kartının kullanılıp kullanılmadığı da bankadan sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve suç vasfının tayininde hataya düşülerek hüküm kurulması,
2-TCK.nun 53 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca, 1 inci fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkıyla vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.02.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy