(5271 S. K. m. 223) (5237 S. K. m. 64)
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
18.05.2012 tarihli olay yakalama muhafaza ve teslim tutanağına göre, bir bayanın silah zoru ile iki erkek şahıs tarafından kaçırıldığı iddiası üzerine sanıkların aracanın durdurulduğu, araç içerisinde bulunan ve üzerinde kimliği bulunmayan sanık ...’in kolluk kuvvetlerine kendisini Diyarbakır - Sur nüfusuna kayıtlı 1981 doğumlu ... ve ... oğlu ... olarak tanıttığı, o esnada işlem yapan polis memurlarından birinin sanığın daha önceden karıştığı olaylar sebebiyle sanığa tanıdığı ve gerçek kimliğinin ... olduğunu belirttiği, UYAP kayıtlarında yapılan araştırmada da ... adında gerçek bir kişinin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2019 tarih, 2016/14-780 esas, 2019/35 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; çalıştığı bardan çıkarak taksiye binen mağdurun, sanıklar tarafından gösterilen silahın korkutucu etkisiyle bindiği taksiden çıkarak sanıkların aracına binmesi ve yapılan ihbar neticesinde söz konusu aracın bir müddet sonra polisler tarafından durdurulması şeklindeki olayda, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlanmış olduğu gözetilmeden teşebbüs hükümleri gereğince cezadan indirim yapılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın bir sebebe dayanmayan, sanık müdafinin ise 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçu yönünden bir sebebe dayanmayan, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu açısından atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu açısından ise suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise;
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden sonra 25.03.2016 tarihinde öldüğünün belirlenmesi karşısında; bu husus araştırılarak hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince ölüm nedeniyle düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.03.2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)