(6284 S. K. m. 20) (5320 S. K. m. 8) (5237 S. K. m. 66, 67) (5271 S. K. m. 223)
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava ve Karar: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesinde, Bakanlığın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan ceza davasına katılabileceğinin düzenlenmesi karşısında, mağdurun durumu ve aile bireylerine yönelik bir eylem olmaması nedeniyle, mağdura yönelik gerçekleştirilen eylemlerden zarar görmeyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının davaya katılma ve hükümleri temyiz hakkı bulunmadığından, Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca REDDİ ile, sanıklar ve müdafinin temyizleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
I- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 23.06.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e, 67/4 ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Her iki sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali, sanık ... hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Mahkemenin tanık ...'in kovuşturma aşamasında dinlenilmesinden vazgeçilmesine ilişkin ara kararı yerinde görülmekle, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş, ayrıca mağdur tarafından sanıklara yönelik gerçekleştirilmiş haksız bir fiilin bulunmaması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin tamamlanmış olması karşısında, sanıklar hakkında şartları oluşmadığı halde haksız tahrik ve teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık ...'ın mağduru tanımadığına, kendisinin mağdur tarafından teşhis edilemediğine, aşamalardaki tüm beyanlarının çelişkili olduğuna, cezalandırılmasına yeter ölçüde delil bulunmadığına, sanık ...'in dosyada hiç bir somut delil bulunmadığına, bu denli ağır ceza tayin edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, mağdur beyanlarının çelişkiler içerdiğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanıklar müdafinin savunma hakkının ihlal edildiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna dair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
III- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Tüm dosya kapsamına göre, sanıklar Murat ve Mutalip'in araçla olay yerine geldikleri, sanık ... araç içerisinde beklerken, sanık ...'ın yalnız olarak mağdurun yaşadığı eve çıkıp, onu silah zoruyla aşağı indirdiği, bina giriş kapısından çıktıkları sırada bir fırsatını bulan mağdurun sanığın elinden kurtularak kaçmaya başladığı, bunun üzerine sanık ...'ın kaçmaya çalışan mağdurun arkasından ruhsatsız silahıyla ateş etmek suretiyle yaraladığının anlaşılması karşısında, yaralamanın sanık ...'ın mağduru binadan çıkarmak istediği sırada ani olarak geliştiği, sanık ...'in atılı suç yönünden diğer sanığı azmettirdiğine ya da eyleme iştirak ettiğine dair delil olmadığı hususu da gözetildiğinde, sanık ... hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanık ... ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)