MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdurenin ailesi ile arasında problemler olması nedeniyle evi terk ettiği, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ... adlı arkadaşı ile buluştuğu, ...'nun yanında sanığın bulunduğu ve hep beraber öncelikle ... ili ve ... ilçesine gittikleri, akabinde ... ilçesine gitmeleri şeklinde gerçekleşen olayda, mağdurenin suç tarihinde henüz onbeş yaşını tamamlamamış olması nedeniyle rızası hukuken geçerli sayılmadığından, mevcut haliyle eylemin TCK.nın 109/1, 3-f, maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 07.06.2021 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Bir daha dönmemek üzere evini terk etme iradesi gösteren mağdure çocuğu rızası dahilinde ailesinin rızası olmadan kaçıran suça sürüklenen çocuğun eyleminin TCK'nın 234/3. maddesi unsurları gösterilen suçu oluşturacağı, mahkemenin suçu vasıflandırmasının isabetli olduğu cihetle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.07.06.2021
Full & Egal Universal Law Academy