MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
UYAP kayıtlarında bulunmamakla birlikte dosyanın fiziki olarak yapılan incelemesinde 24.02.2016 tarihli e-imza onaylı iki ayrı celse tutanağı bulunduğu, anılan tutanaklardan birinde sanıklar hakkında hükümler kurulduğu, diğerinde ise yaşı küçük olduğundan bahisle mağdur ... ... için barodan müdafi tayinine yönelik ara karar kurularak yeni bir duruşma tarihi tayin edildiği, mağdura vekil tayin edilmesi akabinde yeni duruşma tarihi olan 14.03.2016 tarihinde de sanıklar hakkında yeniden hükümler tesis edildiği görülmekle; 24.02.2016 tarihinde mahkemenin sanıklar hakkında hükümler kurduktan sonra dosyadan el çekmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla 14.03.2016 tarihinde yeniden hükümler tesis etmesi hukuki değerden yoksun kabul edilerek 24.02.2016 tarihinde kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Cumhuriyet Savcısı ...’ün, sanık ... hakkında kurulan hükmü sanık lehine, sanık ... hakkında kurulan hükmü ise sanık aleyhine temyize getirdiği, Cumhuriyet Savcısı ...’nun ise sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümleri suç vasfı yönünden sanıklar aleyhine temyize getirdiği, belirlenmekle;
I-Sanık ... bakımından Cumhuriyet Savcısı ...’nun temyiz talebine ilişkin olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından, Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince
S/2
REDDİNE, mercide yanılma nedeniyle CMK.nın 264. maddesi gözetilerek isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
II- Cumhuriyet Savcılarının sanıklar ..., ... ve ... haklarında yaptıkları temyiz talepleri ve sanık ...’in hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik kendisinin yaptığı temyiz başvurusu bakımından yapılan incelemede ise;
UYAP'tan yapılan sorgulamada; hukuki değerden yoksun bulunan 14.03.2016 tarihli hükme esas olan gerekçeli kararın 03.05.2016 tarihinde sanığın ikametinde aynı konutta oturduğunu beyan eden kayınvalidesine usulünce tebliğ edildiği, sanığın, yokluğunda verilen ve usulüne uygun tebliğ edilen hükmü, CMUK'nın 310. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz ettiği, bu nedenle mahkemenin süresinden sonra yapılan temyiz istemini reddettiği anlaşılmış ise de; incelemeye konu 24.02.2016 tarihinde kurulan hükmün sanığın yokluğunda verildiği ve usulünce kendisine tebliğ edilmediği hukuki değerden yoksun bulunan hükme ilişkin gerekçeli kararın kendisine gönderilerek kanun yolu başvurusu bakımından kendisinin yanıltıldığı, bu suretle temyiz başvurusunun süresinde kabul edilmesi gerektiği tespitiyle yapılan incelemede;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda... basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1 maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
S/3
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcılarının ve sanık ...’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy