(743 S. K. m. 611)
Dava: Hüseyin Yıldız vekili Avukat Rıfat Kadri İnceoğlu ile Fatma Yıldız ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Germencik Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 14.12.1984 gün ve 159/284 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 561, 562 ve 280 numaralı parsellerin ortak miras bırakan Hasan Yıldız'dan kaldığını, miras bırakanın ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksim sonunda 561 ve 562 parsellerin tümünün ve 280 parselin de 5/6 sının kendisine isabet ettiğini ileri sürerek miras bırakan üzerindeki kaydın iptali ile açıklandığı şekilde adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan Yusuf Yıldız taksim senedinin HUMK nun 297. maddesine uygun olmadığını savunmuştur. Bir kısım davalılardan Gülsüm Yapan ile Emine Karabıyık'ın davayı kabul ettikleri mahkemece öne sürülmüş ve buna göre davanın reddine karar verilmiştir. Miras bırakan Hasan Yıldız'ın ölüm tarihine göre, terekesi iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunmaktadır. Mirasçılardan Mehmet davada taraf durumunu almamıştır. Bunun yerine davalı olarak gösterilen Mustafa, Yusuf Muammer ve Zeynep'in davadaki sıfatlarının neye dayandığı açıklanmamıştır. Davaya katılmayan Mehmet ölmüş ise, buna açık mirasçılık belgesi alınması ve tüm mirasçıların davaya katılmaları gerekir. Ayrıca, adları geçen Mustafa, Yusuf Muammer ve Zeynep'in hangi miras bırakanın mirasçısı olduklarının araştırılması icabeder. Dosya arasındaki 22.12.1968 tarihli taksim senedine gelince: Bu taksim senedinde tüm mirasçıların isimleri bulunmaktadır. Ancak, senet HUMK nun 297. maddesine uygun şekilde düzenlenmemiştir. Muhtarın onayı olmadığı gibi mirasçı oldukları belirlenen bazı kişilerin imzaları da bulunmamaktadır. Oysa, M.K. nun 617. maddesi hükmüne göre, tapulu bir taşınmaza ait taksimin bütün mirasçıların katılmaları ile yazılı şekilde yapılması gerekir. Medenî Kanunun 611. maddesindeki bu şekil şartı yerine getirilmemiştir. Bu bakımdan taksimin geçerli olduğu kabul edilemez. Sadece üzerinde durulması gereken husus, mirasçılardan Gülsüm ile Emine'nin kabullerinin hukuki bakımdan bir sonuç doğurup doğurmayacağıdır. 24.5.1985 günü alınan içtihadı Birleştirme Kararına göre bir mirasçının miras hissesini diğer bir mirasçıya devri geçerli bulunmaktadır Davayı kabul ve suçu da aynı hükme tabidir. Yani, bir mirasçı miras payına ilişkin olarak açılan bu davayı kabul edebilir. O itibarla, kabulün HUMK.'nun 151/son maddesi hükmüne göre tutanağa geçirilip kabul eden kimseye okunması ve onaylattırılması haliyle ancak kabul geçerli sonuç doğurur. Oysa, tutanakta mirasçılardan hangisinin kabul ettiği, imza veya parmak işaretinin hangisine ait olduğu anlaşılamamaktadır.
Sonuç: Mahkemece bunun açıkça tutanağa geçirilmesi ve inceleme sırasında görülebilmesi gerekir. Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunmaktadır. kabulü ile hükmün BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy