(743 S. K. m. 639)
Dava: N. Candemir vekili Avukat K. Özkan ile Hazine vekili Avukat S. Ayıntap, Çalatlı Köyü Muhtarlığı, K. Şevket Çakırer, H. Çakırer ve muteriz A. Çakırer vekilleri Avukat S. Demirel aralarındaki meni müdahale ve tescil davasının kabulüne dair Yozgat Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 19.9.1984 gün ve 90/444 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine vekili ile muteriz vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hüküm, Hazine ile muteriz davacı A. Çakırer tarafından temyiz edilmiştir. Hazine'nin temyizi tesciline karar verilen tüm taşınmazlar hakkındadır. Hazine'nin daha önce verilen hükmüne yönelttiği temyiz talebi süre yönünden reddedilmiştir. Krokide 2, 3, 5, 6, 9, 10, 1, 7, 8, 11 numaralarla gösterilen taşınmazlar bakımından önceki hükümlerle son hüküm arasında bir fark bulunmamaktadır. Bu taşınmazlar yönünden önceki hükümler Hazine bakımından kesinleşmiş olduğuna göre Hazine'nin bu taşınmazlara ilişkin hüküm bölümlerini temyiz etmeye hakkı bulunmamaktadır. O nedenle Hazine'nin açıklanan taşınmazlarla ilgili temyiz talebinin reddine, Hazine'nin krokide ve hükümde 4 sıra numarada gösterilen taşınmazla ilgili temyiz itirazlarına gelince: Hazine bakımından kesinleşen önceki hükümlerde bu taşınmazın yüzölçümü 3000 metrekare olarak gösterilmiştir. Oysa, son hükümde taşınmazın, 9000 metrekare olarak tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Hükmün mahiyeti değiştiğine göre Hazine'nin bu taşınmazla ilgili hüküm bölümünü temyize yetkisi bulunmaktadır. Hiç bir neden olmadığı halde taşınmazın 9000 metrekare olarak tesciline karar verilmiş olması önceki hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş ve bu miktarla tescile karar verilmiş olması Hazine bakımından kazanılmış hak sayılacağından bunun değiştirilmesi Yasa'ya aykırıdır. Hazine'nin bu bölüme yönelttiği temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunmaktadır.
Muteriz davacı A. Çakırer'in krokide 1, 7, 8, 11 numaralarla gösterilen taşınmazlarla ilgili temyiz itirazlarına gelince: Davacı A. Çakırer, bu taşınmazların 1955 yılında davacılardan Nezaket tarafından kendisine satıldığını, o tarihten şimdiye kadar taşınmazların zilyedi bulunduğunu ileri sürerek bu taşınmazların adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece satış tarihinde satıcı Nezaket'in reşit olmadığı gerekçesiyle satışın geçerli olamayacağı kabul edilmiş ve muteriz davacı A. Çakırer'in davasının reddine karar verilmiştir. Olayın gelişme şekline göre satış üzerinde durulmasına gerek bulunmamaktadır. Tanık ifadelerine göre bu taşınmazların 1984 yılında yapılan keşif tarihine kadar 25-30 yıl süreyle A. Çakırer tarafından nizasız fasılasız ve malik sıfatiyle tasarruf edildikleri hususu bu davacı tarafından isbat edilmiştir. Bu durumda satış herhangi bir sebeple geçersiz olsa bile taşınmazların Medeni Kanun'un 639. maddesi hükmüne göre A. Çakırer tarafından kazanılmış olduğunu kabul etmek gerekir. A. Çakırer tarafından 1983 tarihinde dava açılmış bulunmaktadır. Nizasızlık koşulunun bu tarihe göre düşünülmesi icap eder. Sözü edilen tarihe kadar iktisabı sağlayan süre koşullarına uygun olarak A. Çakırer lehine geçmiş bulunduğuna göre A. Çakırer bu taşınmazların adına tescilini isteyebilir. O nedenle krokide 1, 7, 8, 11 numaralarla gösterilen taşınmazlara ilişkin davacıların davasının reddine ve bunların Ali Çakırer adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. A. Çakırer'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunmaktadır.
Sonuç: Hazine'nin 1, 7, 8, 11, 2, 3, 5, 6, 9 ,10 numaralarla gösterilen taşınmazlarla ilgili hüküm bölümüne yönelttiği temyiz talebinin reddine, Hazine'nin 4 numarada gösterilen taşınmazla ilgili temyiz itirazları ile A. Çakırer'in 1, 7, 8, 11 numaralarla gösterilen taşınmazlarla ilgili hüküm bölümüne yönelttikleri temyiz itirazlarının kabulü ile 4, 1, 7, 8, 11 numaralarla gösterilen taşınmazlara ilişkin hüküm bölümlerinin BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy