(743 S. K. m. 634) (1086 S. K. m. 92, 95)
Dava: Hanife ile Fatma ve Ayşe aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair, (Çanakkale Asliye Hukuk Hakimliği)nden verilen 12.2.1992 gün ve 473-41 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılara ait taşınmazdan 400 metrekarelik bir yer satın aldığını ileri sürerek bu kısma ait tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece tapulu taşınmazın haricen satışının geçerli olamıyacağından bahisle davanın reddi yönüne gidilmiştir. Gerçekten de MK.nun 634. maddesi hükmüne göre tapulu bir yerin satışı ancak resmi memur huzurunda yapılacak resmi bir senetle mümkün olabilir. Bu bakımdan satış geçerli değilse de, davalılar 9.10.1991 - 25.11.1991 tarihli yargılama oturumlarında davacıya 400 metrekarelik yeri sattıklarını bu bakımdan davayı kabul ettiklerini bildirmişler, bu beyanları kendilerine okunarak onaylattırılmıştır. Harici satışın varlığına delalet eden ikrar az önce açıklanan MK.nun 634. maddesi hükmü karşısında bir değer taşımaz. Ancak davadan feragat veya kabul, ikrar gibi kesin delilden ayrı ve davaya son veren tek taraflı irade beyanları sayıldığından HUMK.nun 92 ve bunu izleyen maddelerine göre geçerli sonuç doğurur. Bu beyanlar kati bir hükmün hukuki sonuçlarını hasıl eder. Bu itibarla, bu beyanın harci satışın bir ikrarı şeklinde kabul edilmemesi ve davaya son veren tek taraflı bir işlem olarak değerlendirilmesi icap eder. Buna göre davanın kabulü davacı lehine hüküm husule getirmeye yeterlidir. Kabul çerçevesinde hüküm kurulması gerekir. Ne varki, kabulün geçerli olabilmesi için kamu düzenine aykırı olmaması gerekir. Satılan, 13.000 metrekarelik taşınmazın 400 metrekarelik kısmını teşkil etmektedir. Bu kısmın ifraz edilerek satışının mümkün olup olamıyacağının, daha doğrusu imar mevzuatı karşısında bu kısmın ifrazının mümkün olup olamıyacağının araştırılıp ilgili yerlerden sorulması ve imar hukuku bakımından sakınca yok ise kabul çerçevesinde hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Mahkemece bu yön gözönünde tutulmamış, değişik düşüncelerle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 12.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubuna, 17.5.1993 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy