(3402 S. K. m. 18)
Dava: Aziz ... ile Hazine ve Kürekdere köyü muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Akyaka Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 5.7.1993 gün ve 27-78 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, uyuşmazlık konusu parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde 549, 331, 332 ve 180 ve 41 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini, istediği halde daha sonra vermiş olduğu 12.3.1991 günlü düzeltme dilekçesi ile parsel numaralarının yanlış yazıldığını ileri sürerek 36, 338, 549 ve 177 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık konusu parseller 4753 sayılı Kanunun hükümleri uyarınca tesis edilen tapu kayıtlarına dayanılarak Hazine adına tespit edilmişlerdir. Mahkemece tapu kayıtlarının dayanağı olan belirtmelikler getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulmamıştır. Dosya arasında bulunan Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 14.5.1990 günlü yazısındaki bilgilerden yararlanılmak suretiyle dava konusu parseller hakkında toprak komisyonunca düzenlenen belirtmelik ve dayanak belgelerin Köy Hizmetleri Teşkilatından istenerek dosya arasına konulması, bu belgelere göre Hazine adına belirtme sebebi üzerinde durulması gerekmektedir. Bundan ayrı, yerel bilirkişi ve tanıklar uyuşmazlık konusu parsellerin kaçak ve yitik Ermenilerden Hazine'ye kalan yerler olduğunu, 1938 yılında bu yerlerin Hazinece dağıtıldığını, o tarihten belirtme tarihine kadar davacının uyuşmazlık konusu yerlere zilyet olduğunu bildirmişlerdir.
Kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan taşınmazlara 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi hükmü uyarınca kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilemezler. Ne var ki kaçak ve yitik kişilerden kalan bu yerlerin dağıtım Yasaları uyarınca muhtaç ve topraksız kişilere verildiği ileri sürüldüğüne göre satış, dağıtım ve benzeri bir işlemle Hazine'nin mülkiyetinden çıkan metruke bir yerin kazanılması mümkün olabilir. Uyuşmazlık konusu parsellere ait belirtmelik ve dayanak belgelerin Köy Hizmetleri Teşkilatından istenilip dosya arasına konulması, Hazine adına belirtme sebebinin göz önünde tutulması, taşınmazların dağıtıma tabii tutulup tutulmadığı, dağıtıma tabi tutulmuşlar ise bu yerlerin zilyetleri tarafından kazanılıp kazanılmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması Yasaya aykırıdır. Davacının temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.1994 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy