(743 S. K. m. 641) (3402 S. K. m. 18)
Dava: Bu davanın davacısı Yaşar ... ,birleştirilen 1988/18 esas nolu dosyanın davacısı Kemal Şevki ... , yine birleştirilen 1992/1 esas nolu dosyanın davacıları Emine ... , Şevket ... mirasçıları Cenan ... ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Seferihisar Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 10.11.1994 gün ve 350-322 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Hazine davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 85 parsele ait tapulama tutanağında, Rum Eşhastan Devlete kalan yerlerden olup Ahmet oğlu Mustafa ... işgal ettiği muhtar ve bilirkişiler tarafından bildirilmesi üzerine 5.12.1975 tarihinde Hazine adına tespit edildiği açıklanmıştır. Yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu yer ile dava dışı 82 parselin davacıların dip murisi Cemal tarafından Hazineden satın alındığını, birlikte tasarruf edildiğini, bu yerlerin öncesi itibariyle mübadil Rumlardan kalan yerler olduğunu bildirmişlerdir. 82 parsel Teşrini Evvel 1308 tarih ve 126 numaralı tapu kaydına dayanılarak kayıt maliki Cemal'in mirasçıları adına tespit edilmiştir. Kaydın bir sınırı ırmak, diğer sınırları da Panoyoti oğlu Kosti ve Dere ve Tarik olarak yazılıdır. Keza dava konusu taşınmaza bitişik 87 parsele ait 8.1.1941 tarih 43 numaralı tapu kaydının sınırlarında Rumlara ait isimler geçmektedir. 82 parsele revizyon gören 1308 tarih 126 numaralı tapu kaydı Hazinenin satışı ile davacıların dip murisi Cemal'a geçmiştir. Az öncede açıklandığı üzere kaydın sınırlarında mubadil Rumlara ait yerler gösterilmiştir. Her ne kadar davacılar 82 parselle birlikte uyuşmazlık konusu 85 parselinde Hazineden satın alındığını ileri sürmüşler ise de, bu yön yazılı belge ile kanıtlanmamıştır. Hazineye ait satış ve devirler yazılı belge ile kanıtlanmadığı takdirde yerel bilirkişi ve tanık sözlerine dayanılarak satışın yapıldığı hakkında bir sonuca varılamaz. Genişletmeye ve değişmeye elverişli sınırı içeren 1308 tarih 126 numaralı tapu kaydında yazılı miktardan fazla yer 82 parsel numarası ile davacılar adına tespit ve tescil edildiğine göre dava konusu yerin kayıtta yazılı metruke yerlerden elde edildiği sonucuna varılır. Bu yerin satışla Hazineden çıktığı kanıtlanmadığına ve bu nedenle de niteliğini yitirdiği belirlenmediğine, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 18. maddesi hükmüne göre Kanunlar uyarınca Hazineye kalan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu edinilemeyeceğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kanıtlanmayan Hazinenin satışına değer verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Hazinenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.11.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy