(743 S. K. m. 581) (4721 S. K. m. 640)
Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davasının yargılanması sonucunda; Taşınmaz Hazine adına tapuda kayıtlı olup bu gibi yerlerin zilyetlikle kazanma olanağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmaz ve çevresi 1983 yılında hali arazi olarak ihdasen Hazine adına tapuya kaydedilmiş, 1994 yılında yapılan kadastroda bu tapu kaydı revizyon gösterilmek suretiyle ve ayrıca taşınmaz ve çevresinin orman olması nedeniyle Hazine adına 123 ada 30 parsel numarası ile tespit edilmiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın nizalı bölümünde davacının ve ondan evvel de babasının 50-60 seneden beri tarım yapmak suretiyle zilyet olduğunu ifade etmişler ve davacı tarafın bu kadar süre zilyetliği de mahkemece kabul edilmiştir. 1983 yılında tapuya kaydedilmiş olan taşınmazın öncesi tapusuz olup tapu tesis tarihine kadar davacı tarafın 20 yılı aşkın süre zilyet olduğu tespit edildiğinden bu süre iktisap için yeterlidir. Yukarıda açıklandığı üzere tapusuz halinde davacı tarafın 20 yıldan fazla iktisap sağlayan zilyetliği gerçekleşmiş bulunmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın davacıya 20 yıl evvel babasının ölümü üzerine katıldığı ileri sürülmüş, taksimden söz-edilmemiştir. Buna göre davacının babasından veraset belgesi alınarak tüm mirasçılarının davaya katılmalarının sağlanması veya dava hakkında olurlarının alınması ya da M.K.'nun 581. maddesi uyarınca terekeye atanacak bir temsilci huzuru ile yargılamaya devam edilmesi ve böylece dava koşulunun öncelikle yerine getirilmesi gerekir. Ayrıca kadastroda taşınmaz ve çevresinin orman olduğu tutanağında açıklandığına göre taşınmaz orman yönünden de incelenmelidir. Bunun için bu yerde evvelce orman kadastro çalışmaları yapılıp yapılmadığı hususunun Orman İdaresi'nden sorulması, yapılmış ise harita ve tutanaklarının Orman İdaresi'nden getirtilerek orman yüksek mühendisi seviyesinde uzman bir bilirkişi aracılığıyla yerinde uygulanıp taşınmazın haritadaki yerinin belirlenmesi, orman kadastrosu yapılmamış ise memleket haritaları, hava fotoğrafları ve orman amenajman planlarından yararlanılmak suretiyle taşınmaz ve çevresi üzerinde toprak yapısı ve bitki örtüsü bakımından aynı uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak orman sayılan yerlerden olup olmadığına dair gerekçeli rapor alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 376.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.4.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy