(3402 S. K. m. 17) (492 S. K. m. 13/j)
Dava: Mehmet ve Fazlı Köksal ile Hazine ve Ballıkuyumcu Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Ankara 7. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 27/04/1999 gün ve 365-253 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacılar, mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Hazine davanın reddine karar verilmesini savunmuş. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Tescil konusu taşınmaz 1955 yılında kadastro çalışmaları sırasında taşlık olması nedeniyle tespit dışı bırakılan bir yerdir. Yerel Bilirkişi ve tanıklar; davcıların 1960 yılından itibaren taşınmazdaki taşları temizlemek suretiyle kültür arazisi haline getirdiklerini ve ayrıca toprak taşımak suretiyle imar ihya ettiklerini bildirmişler, ziraatçı bilirkişi Ersin Özbey tarafından düzenlenen 12/11/1998 günlü raporda; taşınmazın imar ihya edilerek tarla haline getirildiğini gerekçeli olarak açıklamıştır. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre toprak suretiyle arazinin güçlendirilmesi veya verimin artırılması 3402 sayılı Kadastro Kanununun 17. maddesi karşısında imar ihya sayılmaz. Ne var ki, incelenmekte olan olayda davacıların taşınmaz üzerindeki yabani otları ve taşları ayıklamak suretiyle ihya ettikleri tanıklar, yerel ve teknik bilirkişiler tarafından ayrıntılı olarak belirtildiğine göre taşınmazın emek ve para sarfedilmek suretiyle ihya edilen bir yer olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: Uyulan bozma uyarınca da gerekli inceleme ve araştırma yapılmış bulunduğuna göre taşınmazın davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesinde Yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 Sayılı Kanunla Eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 19/10/1999 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Yenimahalle Kadastro Müdürlüğünün dosya arasında bulunan 06/02/1998 günlü yazılarına göre: uyuşmazlık konusu taşınmaz 1955 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında ekilemez arazi niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır.
Keşifte dinlenilen yerel bilirkişiler Emin Gökdemir, Mustafa Kızılkan ve Nuh Güntekin, taşınmazın önceleri taşlık olup sürülüp, ekilmediğini, 1960 yılından itibaren davacı tarafın dışarıdan toprak taşımak ( getirmek ) suretiyle bu yeri ekilebilir arazi haline getirdiklerini bildirmişlerdir.
Ziraatçi ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen 12/11/1998 günlü ortak raporda ise, taşınmazın öncesinin taşlık, yabani bitki örtüsü ile kaplı ve ekilmez arazi olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığını ve dava konusu olan bu yerin bitki örtüsü, toprak yapısı ve diğer tarımsal özellikleri yönünden çevresindeki diğer tarımsal kültür arazileri ile benzerlikler göstermediğini belirtmişlerdir.
Tüm dosya içeriğine göre taşınmaz imar-ihyaya muhtaç bir yerdir. Dışarıdan toprak getirmek suretiyle taşınmazın üzerinin örtülmesi bu yerin imar-ihya edildiği anlamına gelmez.
Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesi görüşündeyim. Daire çoğunluğunun onama yönündeki düşüncelerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy