(2565 S. K. m. 19, 21) (775 S. K. m. 42, Geç. m. 4)
Dava: Sadi Erözbek ve müşterekleri, müdahil davacı Hazine ile Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bandırma 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.10.1998 tarih ve 395/657 s. hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca tetkiki davacılar vekili ile duruşmasız olarak tetkiki ise Hazine vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 2.5.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz edenler davacılar Sadi Erözbek ve müşterekleri vekilleri Avukat Mustafa Kılıç ve Avukat İbrahim Pamuk ile Hazine vekili Avukat Altan Altındağ ve karşı taraftan Belediye Başkanlığı vekili Avukat Asuman Karabatı geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacıların yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün davacılarla ilgili bölümünün ONANMASINA,
Müdahil Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Niza konusu 375 ada 3 parsel s. taşınmaz, 24.1.1973 yılında yapılan Kadastro tespitlerinde, davalı belediye adına kayıtlı bulunan 15.1.1960 gün 40 s. tapunun revizyonu sonucunda davalı adına tespit edilmiş, gerçek kişilerin açtığı itiraz davasının reddine dair hükmün 4.1.1988 gününde kesinleşmesi üzerine de davalı idare adına tapuya tescil edilmiştir. Kadastro işlemleri sırasında revizyonu yapılan tapu kaydının geldisi 3.3.1955 gün 27 s. ve Hazinenin malik olduğu tapu kaydıdır. Bu kayıt, 4753 ve 5618 s. Yasalar uyarınca görev yapan 19 numaralı Toprak Tevzi Komisyonunun çalışması sonucunda Hazine adına oluşturulmuştur. Hazinece 6188 s. Yasadaki amaçlarla kullanılmak üzere 7367 s. Kanunun 1. maddesi uyarınca 15.1.1960 gün 40 s. tapu kaydı ile para alınmaksızın Belediyeye devredilmiştir. Kadastro sonucu oluşan 375 ada 3 parsel s. taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın askeri güvenlik bölgesi içerisinde kaldığı açıklanmıştır. Müdahil Hazine, davasını, yukarda açıklanan devir Yasalarından doğduğunu ileri sürdüğü geri alma hakkına dayandırmaktadır. Mahkeme bu hususu incelemeden taşınmazın salt askeri güvenlik bölgesi içinde kalması sebebi ile davayı reddetmiştir. 6188 s. Bina Yapımını Teşvik ve izinsiz Binal Hakkında Kanun, 29.7.1953 gününde yürürlüğe girmiş ve 2. maddesi ile bu tarihte Hazinenin ve özel idarelerin özel mülkiyetinde bulunan ve Vakıflar hariç olmak üzere katma bütçeli idarelerin de mülkiyetinde bulunan veya yalnızca Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan arazilerden mesken yapılmaya uygun bulunanların belediyelere ücreti karşılığında devrini öngörmüştür. Yine aynı Kanunun 8. maddesinde, Belediyelerin devraldıkları bu taşınmazları, bu Yasada yazılı maksatların dışında kullanamayacaklarını, devir alma gününden itibaren üç yıl içerisinde bu maksatla kullanılmayan arsaların ödenen ücretin geri verilmesi koşulu ile eski sahiplerine iade olunacağı hükmünü getirmiştir. 23.7.1959 gününde yürürlüğe giren 7367 s. Hazineden Belediyelere Devredilecek Arazi ve Arsalar Hakkında Yasanın 1. maddesi ile bu devir işlemine yenilik getirilmiş, 4. maddesi ile de devirlere ait 6188 s. Kanunun hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığını belirtmiştir. Getirilen yenilik ise bu arsaların bundan sonra ücret alınmadan devredilmesine ilişkindir. Bundan sonra 30.7.1966 gününde yürürlüğe giren 775 s. Gecekondu Yasası ile, bu hususta çıkarılmış önceki Yasalar toparlanmış ve 42. madde ile 6188 ve 7367 s. Yasalar yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak 775 s. Kanunun geçici 4. maddesi ile de 6188 s. Kanundan doğan müktesep haklar ve yükümlülüklerin saklı olduğu belirtilmiştir. Yukarda açıklanan Yasalar ve ilgili maddelerinin eldeki davada uygulama imkanının bulunup bulunmadığı mahkemece tartışılmamıştır.
Bundan ayrı, tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan şerhin kapsamı ve niteliği de araştırılmamıştır. Taşınmazın, 2565 s. Kanunun 19. maddesinde sözü edilen askeri güvenlik bölgesi içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Aynı Kanunun 21. maddesinin (a) bendine göre bu tür yerler kamulaştırılabilen yerlerdendir. Ancak dava konusu taşınmazda bu tür bir işlem tesis edilmediği gibi Milli Savunma Bakanlığı da davanın tarafı değildir. Anılan Yasada, Hazinenin yukarda açıklanan arazi ve arsa devrine ait Yasalardan doğan geri alma hakkını etkileyen bir hüküm de bulunmamaktadır.
Sonuç: O durumda yukarda ayrıntılarıyla açıklandığı biçimde gerekli araştırmaların yapılması, bundan sonra Hazinenin talebi hakkında bir hüküm tesis edilmesi gerekir. Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmekle kabulü ile 375 ada 3 parsele ait Hazine talebinin reddine dair hüküm bölümünün BOZULMASINA, davalı Belediye, Yargıtay duruşmasında vekil aracılığı ile temsil edildiğinden, takdir edilen 65.000.000 TL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Belediyeye verilmesine, yine müdahil Hazine vekili için takdir edilen 65.000.000 TL. vekalet ücretinin davalı Belediyeden alınarak Hazineye verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 2.080.000 TL. onama harcın peşin harçtan mahsubu ile artan 6.975.000 liranın istem halinde temyiz eden davacılara iadesine 16.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy