(3402 S. K. m. 14) (3083 S. K. m. 2)
Dava ve Karar: C. B. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Eskişehir 5. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 19.10.1999 gün ve 177-650 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı uyuşmazlık konusu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanaklarına göre; uyuşmazlık konusu 1143 parsel malikinin bilinmemesi, 1221, 2339 ve 2336 parseller de komşu parsellere uygulanan belgelerin miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına tesbit ve tescil edilmişlerdir. Davacı, tesbitten önceki kazanmayı sağlayan zilyedliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazların tesbit tarihine kadar davacı tarafından tasarruf edildiği belirlendiğine göre aşağıda belirtilen hususlar dışında Hazinenin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık konusu 1221,2339 ve 2336 parseller kayıt miktar fazlası olup kadastro tutanaklarında sözü edilen kayıtlar ile tüm parsellerin çevresindeki komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve dayanak belgeleri getirtilip uyuşmazlığın çözümünde göz önünde tutulmamıştır. Bundan ayrı, uyuşmazlık konusu parseller davacıya murisinden taksimle intikal etmiş olup taksim tarihinden teslim tarihine kadar kazanmayı sağlayan bağımsız 20 yıllı zilyedlik süresi geçmemiş bulunduğuna, davada vergi kaydı gibi bir belgeye dayanılmadığına göre 3402 sayılı Kanunun 14.maddesi hükmü göz önünde tutularak aynı çalışma alan içinde davacı, murisi ve varsa diğer mirasçıları adına belgesizden tesbit ve tescil edilmiş taşınmazlar bulunup bulunmadığının ve aynı mahiyette dava olup olmadığının Tapu ve Kadastro Müdürlükleri ile ve o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup belirlenmesi, ayrıca taşınmazların 3083 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kuru ve sulu nitelikleri araştırılması, anılan maddedeki sınırlamaların göz önünde tutulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Hazinenin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına 11.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy