(818 S. K. m. 133) (743 S. K. m. 618, 640, 895, 896) (YHGK. 01.12.1999 T. 1999/8-999 E. 1999/999 K.)
Dede Yurdakul ile Hazine ve Kayadibi Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair Elmadağ Asliye Hukuk Hakimliği'nden verilen 27.01.2000 gün ve 330-15 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesi ile davalı Hazineye ait dava dışı 332 parsel nolu taşınmazın Kuzey ve Güneyinde bulunan ve etrafı hali ile çevrili tapulamaca tespit harici bırakılan 30 dönümlük taşınmazın 20 yılı aşkın süreden beri zilyetliğinde bulunduğundan bahisle adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine. Kaymakamlık tarafından verilen ve davacı hakkında 3091 sayılı Kanuna göre düzenlenen men kararının mevcut olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş, men kararı ile ilgili dosya Kaymakamlıktan getirtilip dosya arasına konulmuştur. Dosyada mevcut Elmadağ Kaymakamlığının 05.06.1995 gün 7 sayılı İdare Kurulunun kararına göre davacı Dede Yurdakul'un 3091 sayılı Yasaya göre müdahalesinin men'ine karar verildiği anlaşılmış, davacı 27.01.2000 tarihli oturumda men kararının doğru olduğunu ancak dava konusu yeri 40 yıldır ekip biçtiğini açıklaması üzerine mahkemece bu men kararı nedeniyle taşınmaz üzerinde niza oluştuğu kanaat ve sonucuna varılarak başkaca bir araştırma yapmaya gerek görmeksizin davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak dava açılmasıyla işlemekte olan kazandırıcı zamanaşımı kesilir. Borçlar Kanunu'nun 133/2. maddesinde yer alan bu hüküm MK.'nun 640. maddesindeki yollama nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı hakkında da uygulama alanı bulur. Bu suretle; zilyet aleyhine açılan dava, kazandırıcı zamanaşımını keser. Ne var ki; HGK.'nun 01.12.1999 tarih, 1999/8-999-999 sayılı kararında da açıklandığı gibi zilyet aleyhine açılan davanın niza sayılması için davanın taşınmazın zilyedine karşı açılması ve başarıya ulaşması gerekir. HGK. kararında da açıklandığı gibi; nizasız (çekişmeden) amaç davadır. Çekişme ancak dava ile oluşur. Dava, MK.'nun 618. maddesine dayanan mülkiyet davası niteliğinde olabileceği gibi 895 ve 896. maddelerinde yazılı zilyetliğin korunmasına ilişkin davalar da olabilir. Ancak, taşınmaz üzerindeki tartışma ve kavgalar ve malik tarafından zilyede gönderilen ihtarname, ihbarname ve Mülga 5917 sayılı Kanunla veya yürürlükte olan 3091 sayılı Kanuna göre idari makamlardan alınan men kararları çekişme sayılmaz. Bu sebeple; mahkemenin, idari men kararı sonucu nizanın doğduğundan hareketle hiçbir araştırma yapmadan davanın reddine karar vermiş olmasında isabet bulunmamaktadır.
Taraf iddia ve savunmalarının tespiti ile delillerinin toplanmasından sonra sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, nizaya değişik ve yanlış anlam vermek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz ve davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 2.080.000. lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy