(1086 S. K. m. 297) (743 S. K. m. 612)
Dava: Nimet Doyran ile Ali Softa ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ödemiş 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 1.7.1997 gün ve 128/190 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ali ve Nurubet Softa vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Nimet, davalıların paylarına ait tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan Ali ile Nurubet davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine davalı Ali ve Nurubet kendilerine ait hüküm bölümlerini temyiz etmişlerdir.
Davacı, uyuşmazlık konusu 274 ada 349 parselin 7000/21150 payının kendi adına, geriye kalan payların 19.3.1992 tarihinde vefat eden ortak miras bırakan Hüseyin adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, diğer mirasçıların paylarını 21.11.1992 tarihinde haricen satın ve devraldığını ileri sürerek istekte bulunmuştur. Bir kısım davalılar davayı kabul etmişler, 15.3.1993 tarihinde vefat eden Hüseyin kızı Huriye'den doğma Ali ve Nurubet davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Davacı tarafından dayanılan 21.11.1992 günlü satış sözleşmesinde Hüseyin mirasçılarından Fehmi, Hasan ve hükmü temyiz eden davalıların anası Huriye'nin muris Hüseyin'den kalan miras paylarını davacı Nimet'e devrettikleri ve senedi imzaladıkları açıklanmıştır. Davalılar 15.3.1993 tarihinde vefat eden yakın murisleri Huriye'nin okuma yazma bilmediğini belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür. Satıcı olan mirasçılardan Huriye'nin okuma yazma bilmediği başka uyuşmazlıklar nedeniyle düzenlenen raporlardaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu durumda okuma yazma bilmeyen Huriye'nin attığı imzanın H.U.M.K. nun 297. maddesi hükmü uyarınca ihtiyar heyeti ve iki tanık tarafından onaylanması gerekir. Huriye'nin payı bakımından onay işlemi eksik bırakıldığına göre M.K. nun 612. maddesinde belirtilen devir sözleşmesinin usulüne uygun olarak yapıldığı kabul edilemez. Tapu kaydı ve dosyadaki bilgilere göre miras payının devri taşınmazın tapuya bağlanmasından sonraki bir devrede gerçekleşmiştir. Bu durumda Huriye'nin payının davacıya geçtiği kabul edilemez.
Sonuç: Davalı Ali ve Nurubet'in temyiz itirazlarının kabulü ile Huriye'ye ilişkin pay yönünden hükmün BOZULMASINA ve 21.050.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 23.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy