(743 S. K. m. 448) (3402 S. K. m. 18)
Dava: S. K. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bingöl Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.02.2000 gün ve 202-57 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; dava dilekçesinde, dava konusu 67 parselin kadastro tespiti sırasında ölü olan F. D. adına tespit görüp tapuya tescil edildiğini, bu şahsın yıllar önce F. olarak tanınan soyadı bilinmeyen, dilsiz, annesi ve babası belli olmayan ve nüfusta da kaydı bulunmayan bir bayan olup sahipsizliğinden dolayı davacının ailesi tarafından bakılıp büyütüldüğünü ve çocuksuz bekar olarak öldüğünü, nüfus kaydınında bulunmadığını ve mirasçısız ölmüş olması nedeniyle de mirasçı sıfatıyla davanın Hazineye yöneltildiğini, F. adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tescile karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dava konusu taşınmaz 14.10.1992 tarihinde yapılan kadastro tespitinde S. kızı F. D. adına tespit ve tescil edilmiştir. Yukarıda açıklanan dava dilekçesine, Bingöl Jandarma Komutanlığı'nın 24.05.1999 tarih 2237 sayılı yazılarına ve Bingöl Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğünün 07.05.1999 tarih 1808 sayılı cevabi yazılarına göre; iptali istenen tapu kaydı maliki F. D.'in nüfusta kaydının bulunmadığı, ailesinin tanınmadığı, sağır ve dilsiz olup 25-30 yaşlarında vefat ettiği ve mirasçısının olmadığı açıklanmıştır.MK'nun 448.maddesi hükmüne göre mirasçı bırakmadan ölen kişilerin kanuni mirasçısı Devlet olup tüm mirası Devlete intikal eder.3402 sayılı Yasanın 18/2.maddesi hükmüne göre de, kanunlar uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar tapuda kayıtlı olsun veya olmasın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemez. İptali istenen tapu maliki F.'nin nüfusta kaydı bulunmadığına ve davacı dilekçesinde açıkladığı gibi tüm dosya kapsamında da bu şahsın bekar ve mirasçı bırakmadan öldüğü anlaşıldığına ve mirasçısının da Devlet olduğu sabit olduğuna göre açıklanan Yasa hükmü uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değişik sebep ve gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 25.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy