(3083 S. K. m. 1)
Dava: U. Ş. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Çatalzeytin Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.11.1999 gün ve 15-48 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı; 41 ada, 1 parsel ve 25 ada, 98 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine Temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece 1 parselin tapu kaydının tümü, 98 parselin krokide B harfi ile gösterilen 5010 m2 yere ait tapu kaydının iptal ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm Hazine Temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Kadastro tutanaklarına göre; 41 ada, 1 parsel çay yatağı ve kumluk; 25 ada, 98 parsel de Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle taşlık niteliği ile 09.08.1989 tarihinde Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı, tesbitten önceki kazanmayı sağlayan zilyedliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar; 41 ada, 1 parselin tümüne 25 ada, 98 parselin de teknik bilirkişi tarafından krokisinde B harfi ile gösterilen 5010 m2'lik bölümüne davacının 20 yıldan fazla süre ile zilyed olduğunu bildirmeleri üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taşınmazların niteliği bakımından yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. 98 parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık yerlerden olduğu, 1 parselinde çay yatağı ve kumluk olduğu açıklandığı halde ziraatçi ve jeolog bilirkişilerin görüşlerine başvurulmamıştır. Bu husus göz önünde tutularak dava konusu taşınmazlar başında yerel, teknik, ziraatçi ve jeolog bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılması, her iki taşınmazın niteliği hakkında uzman bilirkişilerden gerekçeli rapor alınması, 1 parselin Batısından geçen çayın aktif yatağı ve etkisi altında kalan bir yer olup olmadığının araştırılıp belirlenmesi, ayrıca, 3083 sayılı Kanun hükümleri göz önünde tutularak taşınmazların Devletçe sulanan yerlerden olup olmadığının araştırılması, davacı adına aynı çalışma alanında belgesizden tespit ve tescil edilmiş taşınmazların bulunup bulunmadığının Tapu Sicil Müdürlüğü, aynı sebeple açılmış dava olup olmadığının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.07.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy