(743 S. K. m. 633)
Alaattin Aladağ ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ahlat Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 02.05.2000 gün ve 70-22 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı, 327 ada 8 ve 329 ada 10 parsellerin Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine vekili davanın reddini karara verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu parsellere ait kadastro tutanaklarında 27.12.1962 gün ve 50 numaralı tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Edinme sebebi sütunundaki bilgilere göre dava konusu parsellerin davacı adına tespit ve tescil edilen başka parsellere uygulanan 09.02.1953 gün ve 12 numaralı tapu kaydının miktar fazlası olduğu da belirtilmiştir. Tesbit sırasında nazara alınan Hazineye ait tapu kaydı 4753 sayılı Kanun hükümlerince kurulan 76 nolu toprak komisyonu belirtmesine dayanılarak tesis edilmiştir. Dayanak tapu kaydına ait belirtmelikte 09.02.1953 gün ve 15 numaralı tapu kaydının nazara alındığı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin de miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına tespit edildiği açıklanmıştır. Görüldüğü üzere uyuşmazlık konusu parsellerin kadastro tutanağında sözü edilen 09.02.1953 gün ve 12 numaralı tapu kaydı toprak komisyonu uygulamaları sırasında da nazara alınmıştır. Tapu kaydının edinme sebebi sütunundaki bilgilere göre, Ahlat Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.01.1953 gün 71/15 sayılı tescil ilamına dayanılarak tesis edildiği anlaşılmıştır. Tapu kaydındaki miktar kadar yer gerek belirtmelik esnasında ve gerekse kadastro çalışmaları davacı adına tespit ve tescil edilmiş bulunduğuna göre bu yerdeki zilyetliğin yukarıda tarihi ve sayısı yazılı mahkeme hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren başlaması gerekir. Kayıt 09.02.1953 tarihinde tapuya tescil edildiğine göre kesinleşme tarihinin bu tarih olması gerekir. Bu tarihten taşınmazın Hazine adına tapuya bağlandığı tarihe kadarda süre geçmemiştir. Bu durumda davacı ve murisinin dava konusu taşınmaz üzerinde yasada öngörülen koşullar altında zilyet olduğunun kanıtlandığı kabul edilemez. Bu yön gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması Yasaya aykırıdır. Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 23.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy