(6831 S. K. m. 2, 11) (743 S. K. m. 639)
Dava: H
Ç
ile Hazine, Orman İdaresi ve Güçlüköy Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Akseki Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.04.2000 gün ve 110-37 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kazanmayı sağlayan zilyedliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece yerel bilirkişi sözleri ve ormancı bilirkişinin raporundaki açıklamalara dayanılarak kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı, kazanmayı sağlayan zilyedliğe dayanarak tescil isteğinde bulunduğuna göre, iddianın kanıtlanması gerekir. Davacı 27.05.1992 günlü layiha ile tanıklarını mahkemeye liste halinde sunduğu halde mahkemece tanıklar dinlenmeden yerel bilirkişi sözleri ile yetinilmiştir. Yerel bilirkişinin sözleri kazanma olgusu bakımından yeterli değildir. Bundan ayrı, taşınmazın niteliği bakımından yapılan inceleme de noksandır. Ormancı bilirkişi R. E. T. tarafından düzenlenen 27.11.1999 günlü raporda, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Dosya arasındaki belgelere ve Akseki Orman İşletme Müdürlüğünün 12.04.1995 günlü karşılık yazısındaki bilgilere göre; dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 1994 yılında 6831 sayılı Orman Kanununun 11 ve 2. maddesi hükümleri uyarınca, sınırlama ve nitelik kaybı sebebi ile orman dışına çıkarma işlemlerinin birlikte yapıldığı ve bu işlemlerin 22.03.1995 tarihinde itirazsız olarak kesinleştiği belirtilmiştir. Ormancı bilirkişi, taşınmazların orman sınırlama hattının dışında kalan veya nitelik kaybı sebebi ile orman dışına çıkarılan yerlerden olup olmadığını açıklamamıştır. Yukarıda tarihi yazılı Orman İdaresinin karşılık yazısında; taşınmazların Orman Kanununun değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı açıklanmış, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da, taşınmazın Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca Hazine lehine orman dışına çıkarılan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Açıklandığı üzere; taşınmazın ormanla olan ilgisi yönünden ormancı bilirkişinin raporu hüküm vermeye yeterli değildir. Ormancılık işi bir uzmanlık işi sayıldığına göre, bu hususun ormancı bilirkişinin raporuna göre çözüme kavuşturulması gerekir. Tüm bu yönler göz önünde tutularak ormancı, yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla dava konusu taşınmazların başında keşif yapılması, davacı vekilinin listesinde vermiş olduğu tanıkların çağrılarak taşınmaz başında dinlenilmeleri, taşınmazın niteliği bakımından ormancı bilirkişiden gerekçeli rapor alınması, bu uygulamanın Yargıtay denetiminde izlenebilmesi için teknik bilirkişi tarafından krokisine işaret edilmesi, dava konusu taşınmaz bölümleri Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca, orman dışına çıkarılan yerlerden ise bu işlemin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar kazanma süresinin geçmediğinin göz önünde tutulması, kazanama durumu söz konusu ise taşınmazların 3083 sayılı Kanuna göre kuru ve sulu niteliklerinin belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy