(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 14, 17) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Cafer Zaman mirasçıları Şükran Zaman ve müşterekleri ile Hazine ve Çamyuva Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Antalya-Kemer Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 02.03.2000 gün ve 62-35 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili ile Belediye Başkanlığı taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ile Hazine ve Çamyuva Belediye Başkanlığı arasındaki görülen tescil davasında, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm Hazine vekili ve Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı 442 parsel sayılı taşınmazı 1972 yılında tapuda satın aldığını, bu parsele bitişik çekişme konusu 174 metrekarelik bölümü telle çevirerek ve ağaç dikerek zilyed olduğunu, bu yerin MK. nun 639/1. maddesine göre adına tescilini istemiştir. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporlarına göre, çekişmeli taşınmazın öncesinin dere yatağı olduğu ve davacı tarafından imar ihya edildiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesine göre; orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ihya edenler adına veya halefler adına tescil edilebilir. Aynı maddenin 2. fıkrasında il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz. O halde; kamu hizmetlerine tahsis edilip edilmediğinin Mal Müdürlüğü veya Defterdarlıktan sorulması, var ise tahsis belgesinin istenmesi, imar planı kapsamında kalıp kalmadığının Belediye Başkanlığından sorulması, gerektiğinde imar planının mahallinde uygulanması gerekmektedir. Mahkemece taşınmazın imar planı karşısındaki durumu ve tahsis ciheti araştırılıp soruşturulmamıştır.
2- Dava MK. nun 639. maddesine dayanan tescil davası olduğuna göre, aynı maddenin 3.fıkrasına göre tescili istenen taşınmazın belirlenen sınırlarına göre mevki ve cinsi gösterilerek sınırları içinde bulunduğu köy veya belediye tarafından herkesin görebileceği ve girebileceği yerde üç defa mahalli ilanın yapılması ve ayrıca yörede çıkan gazete ilanının da yapılması gerekmektedir. İlanların nitelik ve sürelerine dair kanun hükmü emredici nitelikte olup ihlal edilemez. Mahkemece bu maddeye uygun bir şekilde ilan yapılmamış dava dışı 442 parsele ilişkin taşınmaz için ilan yapılmıştır. Bu durumda Yasaya aykırıdır.
3- Mahkemece, mahkeme masrafları zorunlu taraf durumunda olan Hazine ve Belediyeye yükletilmiştir. Dava tescil olduğuna göre, mahkeme masrafları ve harcın davacıdan alınması gerekir. Buna aykırı uygulama doğru değildir.
4- HUMK. nun 388 ve 389. maddelerine göre, hüküm fıkrasında taşınmazın kim adına, paylı ise payı da gösterilerek tescil edileceği hususunun da yer alması gerekmektedir. Davacı, dava sırasında ölmüş davaya mirasçıları devam etmişlerdir. Bu durumda veraset ilamında belirlenen paylar gösterilerek tesciline karar verilmesi gerekirken payları belirtilmeden tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalı Hazine ve Belediyenin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerden dolayı kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy