(3402 S. K. m. 17)
Dava: Ali Deveci ile Hazine ve Fatih Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Malatya 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.06.2000 gün ve 150-444 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, tescil konusu taşınmazın uzun yıllar önce yapılan tapulama çalışmaları sırasında taşlık niteliği ile tespit dışı bırakıldığını,miras bırakanı ve babası Mustafa'nın imar ve ihya etmek suretiyle kültür arazisi haline getirdiğini ve kendisine devrettiğini,eklemeli 70 seneyi aşkın bir zamandan beri zilyed olduğunu ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar kazanma koşullarının oluştuğunu, ziraatçı uzman bilirkişi taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bulunduğunu bildirmesi üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Teknik bilirkişi Kenan Durukan tarafından düzenlenen 22.11.1999 günlü raporda; taşınmazın öncesi itibariyle Kuşdoğan Köyü çalışma alanı içerisinde iken daha sonra oluşturulan Fatih Köyü'nün sınırları içerisinde kaldığını bildirmiştir. Teknik bilirkişinin açıklamalarına göre Kuşdoğan köyünde tapulama çalışmalarına başlanılmış ve 1960 senesinde bitirilmiş ve taşınmaz tespit dışı bırakılmıştır. Teknik bilirkişinin raporuna göre, tescil konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1963 senesinde Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükmü uyarınca oluşturulan 8 nolu Toprak Tevzii Komisyonu tarafından mera olarak belirtildiği açıklanmıştır. Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün 04.06.1999 günlü yazısına ekli belirtmelik ve mera norm kararına göre 1963 yılında tahsisi yapılan 21120 dönüm meranın ihtiyaç durumu gözönünde tutularak 13950 dönüm olarak tahsis ve düzeltilmesinin istenilmesi üzerine komisyonca 27.09.1969 günlü tahsis kararı ile önceki tahsisin düzeltildiği açıklanmıştır. Dosyadaki bilgilere göre dava konusu taşınmaz, Kuşdoğan Köyü ile Cihadiye Köyü sınırları arasında yer alan bir yerdir. Taşınmazın Cihadiye Köyü'nün merası olarak belirtilen 124 ada 78 parsel içerisinde ve 27.09.1969 günlü mera norm kararının kapsamında kalıp kalmadığı gereği gibi araştırılmamıştır. Gerçekten de bu yer 1963 yılında yapılan belirtmede mera parseli içerisinde mütalaa edilen bir yer ise böyle bir yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyedlik ve ihya yolu ile kazınılması mümkün olmaz. Somut olayda 1969 yılında ihtiyaç durumu gözetilerek önceki tahsisin miktar itibariyle küçültülmek suretiyle düzeltilmesi istenildiğine ve işlem yapıldığına göre taşınmazın düzeltme üzerine yapılan tahsisin içinde veya dışında kalıp kalmadığının ayrıntılı olarak belirlenmesi, düzeltme üzerine 1969 yılında yapılan tahsisin dışında kalan bir yer ise koşulları mevcut olduğu takdirde böyle bir yerin kazanılabileceğinin gözönünde tutulması gerekir. Mahkemece bu hususlar gereği gibi araştırılmadan kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 23.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy