(3402 S. K. m. 16) (442 S. K. Ek. m. 12, 13)
Dava: Bünyamin Eröz ile Hazine ve Kocaavşar Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Balıkesir 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 18.04.2000 gün ve 481-233 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, uyuşmazlık konusu parselin sınırlandırmasının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Hazine davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Tutanağına göre; uyuşmazlık konusu parsel kadimden beri kamunun yararlandığı mera vasfında bulunan yerlerden iken ev yeri ihtiyacı için köy muhtarlığınca 1974 yılında davacıya satılıp teslim edildiği ve adı geçen yer üzerinde ev yapılmak suretiyle tasarrufta bulunulduğu, bu tür yerlerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi gereğince kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilecek yerlerden olmaması nedeniyle 19.4.1995 tarihinde köy orta malı mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, satış ve zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Yerel bilirkişi ve tanıklar; davacının 50-60 yıldan beri taşınmaza zilyet olduğunu bildirmeleri üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle dava konusu taşınmaz ile tüm çevreyi kapsayan bu yöreye ait birleşik pafta ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve varsa dayanak belgelerin bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin sorulması, bu yer tutanakta yazılı olduğu üzere kamunun yararlandığı mera niteliğinde bir yer ise yetkili mercilerce niteliği değiştirilmedikçe böyle bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi mümkün olamayacağı gibi bu tür yerlerin köy tarafından satışının mümkün olup olmadığının, ayrıca 3367 sayılı Kanun hükümleri karşısında böyle bir yerin kazanılıp kazanılmadığının tartışılıp değerlendirilmesi, komşu parsellere ait tutanaklar ile bu yöreye ait birleşik paftanın yerine uygulanması, tüm bu belgelere ve tutanaklara göre dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesine çalışılması gerekir. Yerel mahkeme dava konusu 252 ada 4 nolu parsele komşu aynı ada 1, 2, 3 ve 6 nolu parsellere ait tutanakları getirtip dosya arasına koymuştur. Ancak bu parsellerin edinme sebepleri ve tespitleri 252 ada 4 nolu parseller ile ayni durumdadır, Büyük bir olasılıkla getirtilmeyen komşu diğer parsellerin durumu da farklı olmayacaktır. Bu durumdaki parsellerin tutanak kapsamları, dayanakları ve bunlara ilişkin pafta ile sonuca ulaşılması mümkün görülmediğine göre, dava konusu ada ve parsel ile aynı durumda olan ada ve parseller ile birlikte bunlara komşu ancak edinme sebepler farklı iddia edilen meraya bitişik ancak aynı durumda olmayan ada ve parselleri de kapsayacak şekilde birleşik pafta ile bu parsellerin kadastro tutanakları ve varsa dayanağı belgeler getirtilerek keşifte uygulamanın yapılması, bu dayanak belgelerin köy muhtarlığı tarafından değişik şahıslara sattığı ve mer'a olduğu ileri sürülen yeri ne gösterdiklerinin belirlenmesi ve niteliğinin saptanmasına çalışılması ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Hazinenin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy