(1086 S. K. m. 259, 290) (743 S. K. m. 618)
Dava: Ceylan Cırık ile Salih Cırık aralarındaki men'i müdahale ve kal davasının reddine dair Afyon-Bayat Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 12.07.2000 gün ve 23-24 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, çekişmeli taşınmazın murisi Yusuf'a ait iken kendisine taksimen kaldığını, davalıya bir ara kiraya verdiğini, davalının daha sonra bu yer üzerinde hak iddia ettiğini ileri sürerek müdahalenin men'ini ve üzerine yeni yaptırdığı bina ve tuvaletin kal'ini istemiştir. Davalı taşınmazın kendisine ait olduğunu, murisi Hüseyin'e ait iken kendisine taksimen kaldığını ileri sürerek davanın reddini istemiş, mahkemece davanın reddedilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalının okur-yazar olmadığı, davacının dayandığı 15.05.1982 tarihli senede değer verilemeyeceği, tanık beyanlarına göre de taşınmazın davalıya ait olduğu nedenleriyle dava reddedilmiştir. Davacı Ceylan Cırık, 15.05.1982 tarihli kendisi ile davalı Salih Cırık arasında yapılan senede dayanmıştır. Senedin çekişmeli taşınmaza ait olup olmadığı belirlenmemiştir. HUMK. nun 290. maddesine göre kaide olarak senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işleme kanunda öngörülen değerden az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olamaz. Bu durumda; taşınmazın tapusuz olduğu, davacının dayandığı senetteki imzanın davalı tarafından inkar edilmediği göz önünde tutularak davacının 14.07.1999 tarihli dilekçesinde bildirdiği tanıkları Sadettin Tabak, Yusuf Kıvrak, Basri Acar, Mehmet Cırık, Hasan Sakertepe ile Şehri Sakertepe ve davalının 09.07.1999 tarihli cevap dilekçesinde belirttiği tanıkları İsmail Keklikkaya, Osman Cırık, Mevlüt Çetin'in HUMK. nun 259. maddesi uyarınca mahallinde taşınmaz başında dinlenmesi, öncelikle çekişmeli ve çekişmesiz taşınmaz bölümlerinin belirlenmesi, çekişmeli bölüme davacının dayandığı 15.05.1982 tarihli senedin uygulanması, taşınmazın öncesi tapusuz olduğuna göre taşınmazda ilk malikinden itibaren sürdürülen zilyetliğin nedeni ve sürdürülüş biçimi, 15.05.1982 tarihli senedin miras ilişkisi nedeniyle yapılıp yapılmadığı, taşınmaz zilyetliğinin davacıya geçirilip geçirilmediği yönleri üzerinde durulması, tanık beyanları arasında aykırılık doğarsa giderilmeye çalışılması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekir. Senedin mahallinde uygulanması, varılacak sonuca göre senet göz önünde tutularak karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 3.390.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy