(743 S. K. m. 641)
Dava: Cevdet Yalçın ile Hazine, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Güçlü Köyü Muhtarlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Yüksekova Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 14.06.2000 gün ve 233-91 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine Temsilcisi ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine Temsilcisi ve Karayolları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Hazineye ait 08.11.1963 gün ve 290 numaralı tapu kaydının kısmen iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Dava, mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bulunduğuna göre, davanın kayıt maliki Hazineye yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca davalı Köy Tüzel Kişiliğine ve Karayolları Genel Müdürlüğüne yöneltilmiş olması doğru değildir. Köy ve Karayolları hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir. Karayolları vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunmaktadır.
Sonuç: Hazine Temsilcisinin temyiz itirazlarına gelince: Dava konusu taşınmaz 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümleri uyarınca oluşturulan 53 nolu Toprak Komisyonu tarafından düzenlenen 15.07.1963 günlü belirtmeye dayanılarak Hazine adına tescil edilmiştir. Belirtmeye göre; dava konusu taşınmaz 11 belirtme parsel numarası ile Hazine adına belirtilmiş, belirtmede geçen vergi ve tapu kayıtları getirtilip uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulmamıştır. Bundan ayrı, belirtmelikte taşınmazın öncesi itibariyle köy orta malı mera olduğu, Osman Öner tarafından açma yapılmak suretiyle tarım arazisi haline getirildiği belirtilmiştir. Bu durumda, taşınmazın öncesi itibariyle mera olup olmadığının araştırılması gerekir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamaları ve uyuşmazlığın meraya ilişkin bulunduğu gözönünde tutularak yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyler halkı arasından gösterilmek üzere taraflara süre ve imkan tanınması, ondan sonra bu kişilerin taşınmaz başında dinlenilmek suretiyle taşınmazın öncesinin mera olup olmadığının kendilerinden sorulup belirlenmesi gerekir. Komisyonca düzenlenen belgelere göre 11 belirtme parselinin ifraz görerek 42 ve 43 parsellere ayrıldığı, 42 parselin başka kişi adına tapuya tescil edildiği, 43 parselinde Hazine üzerinde bırakıldığı anlaşıldığına göre 42 parselin ifrazına ilişkin belgeler ve mevcutsa dayanak belgeleri getirtilip yerlerine uygulanması, tüm bu belge ve uygulamalara göre dava konusu taşınmaz yönünün ve niteliğinin nasıl gösterildiğinin belirlenmesine çalışılması, ondan sonra uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Hazine ve Karayolları İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 2.080.000.-lira peşin harcın istek halinde Karayolları Genel Müdürlüğüne iadesine 26.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy