(4753 S. K. m. 8) (3402 S. K. m. 16)
Dava: Haydar Baran ve müşterekleri, dahili davacılar Bedrettin Dest ve müşterekleri ile Hazine, Evbeyli Köyü Muhtarlığı ve müdahil davalı Sulhattin İşler aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair Erciş Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 17.07.2000 gün ve 41-134 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi Evbeyli Köyü Muhtarlığı vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi ise davacılardan Haydar Baran, Mustafa Keleş vekilleri ve Hazine vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.01.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz edenler Evbeyli Köyü Muhtarlığı adına muhtar Sıddık Karadeniz ve vekili Avukat M. Şefik Şenay, Hazine vekili Av. Aynur Sökmen ile Haydar Baran, Abdullah Keser bizzat ve vekilleri Av. Celal Yıldız, karşı taraftan Mustafa Koç bizzat geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, vergi kaydı ve zilyetlikleri nedeniyle 163 sayılı mera parselinin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine, davacılar vekili ve davalı Evbeyli Köyü vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 14 nolu Toprak Komisyonunun 13.08.1971 tarihinde 4753 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yaptığı çalışma sonucu 23.09.1971 tarih, 21 sayılı mera norm kararı ile mevcut kadim meradan, davalı Evbeyli (Kelle) Köyü adına mera olarak tahsis edilmiştir. Her ne kadar dosya içindeki bilgilere göre, nizalı yerin tapulamasının ne zaman yapıldığı ve nizalı 163 komisyon parselinin hangi sebeple tespit dışı bırakıldığı soruşturulmamış ise de, mevcut tahsis kararı nedeniyle tutanak tutulmadığı anlaşılmıştır. Davacılar, murisleri adına oluşturulan vergi kaydına ve zilyetliğe dayanarak nizalı taşınmazın tamamının tahsis kararının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesi istemişlerdir. Davacı, dayanağı 18.06.1953 tarih, 234 sayılı vergi kaydı, Tadilat komisyonu kararı ile oluşturulmuş, yayla niteliği ve 50 hektar miktarı ile gerçek kişiler adına tespit edilmiştir. Davalı köy muhtarı 14.06.1995 tarihli dilekçesi ekinde bu kaydın iptal edildiği bilgisinin, kendisine Van İl Özel İdaresinin 15.06.1955 tarih, 411/2-3 sayılı yazısı ile bildirildiğini belirterek buna ilişkin bir fotokopi ibraz etmişse de mahkemece bu husus araştırılmamış ve kayda değer verilmiştir. Davalı taşınmazın kadimden beri mera ve yayla niteliği ile kullanıldığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı gibi, ziraatçi bilirkişi Ömer İşleyen'in itiraz görmeyen 04.07.1986 tarihli raporunda da bu nitelik vurgulanmıştır. Yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları, dava konusu 163 parselin tarafların mensubu olduğu köylünün hayvanlarının otladığı mera ve yayla olduğunu da açıklamışlardır. Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen mera norm kararına göre taşınmaz, 4753 sayılı Yasanın 8/b maddesi hükmü uyarınca kadim meradan tahsis edilmiştir. O halde; tüm bu bulgulara göre taşınmaz kadimden beri mera olarak kullanılan, tahsis edildiği davalı köy halkınca uzun yıllardır ve tahsis tarihi öncesi yıllarda davacı köy halkınca da bu amaçla kullanılan bir yerdir. Meralar ve yaylalar 3402 sayıl Yasanın 16.maddesi uyarınca özel mülkiyete konu edilemezler. Kamunun ortak kullanımına ve yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı orta malı niteliğindeki mera, yaylak, harman ve panayır yerleri gerek 4753 sayılı Yasa uyarınca belirtme işlemine tabi tutulsun, gerekse 3402 sayılı Yasa uyarınca kadastro işlemine tabi tutulsun, mera niteliği ile sınırlandırılarak parsel numarası verilip özel sicillerine yazılırlar. Bu şekilde tasarruf edildiği belirlenen bir taşınmazın Vergi ve Tadilat Komisyonlarınca şahıslar adına vergiye kaydedilmiş olması da bunların özel mülkiyet konusu oluşturmalarına neden olamaz. Davacılar, bulundukları köy adına değil, bireysel olarak kendi adlarına hareketle talepte bulunmuşlardır. Oysa; ancak bir köy veya beldeye tahsis edilen mera ve benzeri yerlerin yararlanma talebinde bulunan diğer köy ve belde idarelerince dava edilerek tahsisten kendilerinin de faydalanmasını talep etmeye hakları vardır. Bu davada ise; davacılar özel mülkiyet talebinde bulunmuşlardır. Mera ve yaylalar kamunun ortak kullanmasına terkedilmiş orta malı niteliğindeki Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, özel mülkiyete konu edilemezler ve zilyetlikle kazanılamaz ve şahıslar adına tescil edilemezler. Özel mülkiyet şeklinde adlarına tescilini isteyen ve hükmü temyiz eden davacılar Haydar Baran ve Mustafa Keleş vekillerinin temyiz istekleri açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden davanın tamamen reddine karar vermek gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz, davalı Hazine ve Evbeyli Köy Tüzel Kişiliği vekillerinin de temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında davalı Hazine ve Evbeyli Köyü vekil ile temsil edildiklerinden takdir olunan 97.500.000.-'er lira vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine ve 2.080.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 23.01.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy