(3402 S. K. m. 16, 20)
Dava: Fehmi Ekmekçi ve müşterekleri ile Borkent Yapı Kooperatifi, Hazine, Abdullah Ardıç ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Emet Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.6.2000 gün ve 123/83 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 39 parsele ait sınırlandırmanın iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine Temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Uyuşmazlık konusu parsele ait kadastro tutanağında 5 parsele uygulanan 12.12.1977 tarih ve 21 numaralı ile gittilerinin kuzey sınırının harman yeri olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmü uyarınca 19.3.1990 tarihinde harman yeri olarak sınırlandırılmıştır. Davacı sınırlandırma tarihinden önceki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının murisi adına tespit edilen 5 parsele uygulanan yukarıda tarihi ve sayısı yazılı tapu kaydının tüm geldi ve gittilerinde kuzey sınırı harman yeri olarak gösterilmiştir. Paftaya göre dava konusu taşınmazın kuzeybatısında 38 parsel olarak harman yeri olarak sınırlandırılmış daha sonra ifraz ile 109 ve l10 parseller oluşmuştur. Açıklandığı üzere bu yerde harman yerinin de eylemli olarak bulunmuş olması 5 parsele uygulanan tapu kaydındaki sınırları doğrulamaktadır. Harman yeri sınırı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca genişletmeye ve değiştirmeye elverişli sınırlardan sayılır. Böyle bir sınırı içeren tapu veya vergi kaydı miktarı ile geçerlidir. Davacı murisi adına kayıtlı bulunan 5 parsele ait tapu kaydındaki sınırlar ve hukuki nitelendirme ile bağlıdır. Tapu kaydında yazılı miktar kadar yer 5 parsel numarası ile davacının murisi adına tespit edildiğine göre dava konusu taşınmazın tapu kaydında geçen harman yerinden elde edildiğinin kabulü gerekir. Az önce de açıklandığı üzere bu sınırda eylemli olarak harman yeri olarak sınırlandırılan taşınmazlar bulunmaktadır. Harman yeri kamunun ortak kullanımına terk ve tahsis edilen yerlerden olup yetkili mercilerce bu niteliği değiştirilmedikçe kazandırıcı zamanaşımı, zilyetlik veya ihya yolu ile kazanılması mümkün olmaz. Yukarıda yazılı Yasal kurallar göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kazanma koşullarının oluştuğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy