(743 S. K. m. 639)
Ali Osman Sezgin ve müşterekleri ile Hazine ve Karataş Köyü Muhtarlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Ankara 19. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 5.12.2000 gün ve 606/756 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacılar tarafından 16900 m2 yüzölçümlü taşınmazın M.K. nun 639. maddesi gereğince tesciline ilişkin olarak açılan davanın mahkemece kısmen kabulü ile 5049 m2'lik taşınmazın davacılar adına tesciline,6200 m2'lik kısma yönelik talebin reddine dair verilen hüküm davacılar vekili tarafından usulü müktesep hakka aykırılık sebebiyle, davalı Hazine vekili tarafından ise, kabul edilen kısımda zilyetlik ve imar ihya şartlarının gerçekleşmediğinden bahisle temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına göre Hazine vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahalli mahkemenin 10.6.1997 tarih 1993/908 esas,1997/512 sayılı kararıyla talep konusu 16900 m2'lik taşınmazın 12200 m2'lik kısmının davacılar adına tesciline karar verdiği anlaşılmaktadır. Dairemiz davalı Hazinenin temyizi üzerine ...mahkemece 12200 m2 yüzölçümlü tarlanın tesciline karar verilmiş, artan miktar hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır... gerekçesiyle hükmü bozmuş, yerel mahkeme 23.12.1998 tarihli ara kararı ile Dairemizin bozma kararına uymuştur. Böylece davacılar lehine usulü müktesep hak oluşmuştur.
Yargıtay'ca bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde bozulan kararın bozma sebeplerinin şümulü dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş sayılması davaların uzamasını önlemek maksadı ile kabul edilmiş çok önemli bir usul hükmüdür. Taşınmazın zilyetlik ve imar ihya sebebiyle iktisap edilemeyeceği davalı Hazine vekili tarafından temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş, Dairemizce yapılan inceleme sonunda dosyada bulunan delillerden bu cihetin bozma sebebi sayılmayacağı anlaşılarak karar verilmiştir. Dairemizce verilen kararda talep konusu 16900 m2'lik alandan kabul edilen 12200 m2'lik yer dışındaki kısım yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış olması bozma sebebi yapılmış ve yerel mahkemece de buna uyulmuştur. Artık oluşan usulü müktesep hakka uygun hareket etmek gerekir. Mahkemece bu kurala aykırı hareket edilerek bozmadan sonra yapılan yargılama ile davacılara 5049 m2'lik alanın tesciline karar verilmiştir. Usulü müktesep hak müessesesi, Usul Kanununun dayandığı ana esaslardan olup amme intizamı ile ilgilidir. Mahkemece yapılacak iş; Dairemizin 18.06.1998 tarih,1997/9906 Esas 1998/7059 sayılı kararına uygun hüküm kurmak olmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve Yasaya aykırı olan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 3.240.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 27.02.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy