(3402 S. K. m. 14) (4753 S. K. m. 8)
Dava: Şeyhmus ve Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair M. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.11.2000 gün ve 210-412 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Toplanan delillere göre dava konusu taşınmazın davacıya babası Remmo tarafından sağlığında verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Remmo'nun taşınmazları davacıya hibe ettiği tarih araştırılıp sorulmamıştır. Hibenin 26.07.1972 tarihinden sonra yapılmış olması halinde muris Remmo hakkında da 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi hükmü uyarınca miktar araştırması yapılması gerekir. Bu nedenle öncelikle Remmo'nun taşınmazları davacıya hibe ettiği tarihin araştırılması, belirlenen duruma göre de Remmo yönünden miktar araştırması yapılması gerekir.
Orman incelemesi yönünden yapılan ormancı bilirkişi seçimi de usulüne uygun değildir. Seçilen Ormancı bilirkişiler halen resmi görevli ve Orman İdaresinde çalışan kişilerdir. Oysa, Orman araştırmasının Yargıtayın yerleşmiş içtihatları uyarınca serbest orman yüksek mühendisi bilirkişi aracılığıyla yapılması gerekir. Bu sebeple yeniden serbest orman yüksek mühendisi bilirkişi marifetiyle dosyaya celp olunan memleket haritası,amenajman planı ve hava fotoğrafları uygulanmak suretiyle ve 6831 sayılı Orman Yasasında öngörülen usullerde ve Yargıtay içtihatlarında belirtilen şekilde araştırılarak yeniden orman incelemesi yapılmalıdır. Mahkeme, taşınmazın bulunduğu yerde mera tahsisinin bulunup bulunmadığı hususunu da araştırmamıştır. Taşınmazın tahsisli meralardan olup olmadığı hususu araştırılırken, öncelikle bu yerde mera tahsisisin bulunup bulunmadığının Köy Hizmetlerinden sorulması, varsa mera norm kararı ile tahsis tutanağı ve paftası getirtilerek mahallinde uygulanıp,nizalı taşınmazın bu bölge kapsamında kalıp kalmadığı,mera norm kararına göre tahsis edilen meranın menşei norm kararından araştırılarak tahsisin mevcut kadim meradan mı yoksa 4753 sayılı Yasanın 8. maddesine göre Bakanlık emrine geçen yerlerden mi yapıldığı tespit edilmelidir.
Dava konusu taşınmazların sınırlarında mera bulunması nedeniyle uyuşmazlık meraya ilişkin bulunmaktadır. Bu tür uyuşmazlıklarda bilirkişi ve tanıkların civar köy halkından seçilip dinlenilmeleri Yargıtayın yerleşmiş ve kararlılık kazanmış içtihatları gereğidir. Bu kurala rağmen mahkemece aynı köyden gösterilen bir tanık beyanıyla yetinilerek karar verilmiştir.
Sonuç: Bu kerre taraflardan dava konusu taşınmazı bilen yaşlı kimselerden oluşturulmuş ve komşu köylerden seçilmiş tanık listeleri istenerek bu tanıkların mahallinde ve taşınmaz başında dinlenmeleri ve özellikle taşınmazların hali hazır durumu ve önceki niteliği itibariyle kadim veya tahsisli meralardan olup olmadığının diğer zilyetlik araştırması ile birlikte sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.03.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy