(3402 S. K. m. 13, 33) (743 S. K. m. 771) (818 S. K. m. 11) (766 S. K. m. 32, 92) (3083 S. K. Geç. m.3) (3202 S. K. Geç. m.2)
Dava: Davacı-davalı Bayram Tunç ile davalı-davacılar Mamo Kale mirasçıları aralarındaki men'i müdahale ve tapu iptali, tescil davasından dolayı; davacı-karşı davalı Bayam'ın davasının reddine, davalı-karşı davacıların davalarının kabulüne dair Elbistan 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.10.2000 gün ve 41/360 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı Bayram Tunç tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Dava konusu 25 ada 5 nolu parsel 4753 sayılı Kanuna göre Hazine tarafından yapılan dağıtım sonucu müdahalenin önlenmesi davasını açan davacı-karşı davalı Bayram Tunç'un babası Haydar Tunç'a verilmiş ve Haydar'ın ölümünden sonra mirasçıları tarafından birleştirilen 1999/141 esas sayılı tapu iptali ve tescil davasının davacısı Mamo Kale'ye rehin senedi başlığını taşıyan 7.4.1971 tarihli belge ile verilmiştir.
Olayda çözümlenmesi gereken iki önemli temel sorun söz konusudur.
1- 7.4.1971 tarihli belgenin taşınmaz rehin senedi mi yoksa harici satış senedi mi olduğunun,
2- Harici satış kabul edildiği takdirde taşınmaz 4753 sayılı Yasa hükümleri uyarınca verildiğine göre bu Yasanın öngördüğü 25 yıllık sınırlama süresi içerisinde yapılan satışın geçerli olup olmadığının tartışılması ve değerlendirilmesi gerekir.
Davacı-karşı davalı Bayram Tunç'un tapuya dayalı Mamo Kale'ye karşı açtığı men'i müdahale davasının kabulüne ilişkin hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Yüksek l. Hukuk Dairesinin 27.l.1999 tarih 1999/l-231 sayılı ilamında; Dava konusu taşınmazın 7.4.1971 tarihli senet içeriğine göre haricen satıldığını yani yapılan işlemin taşınmaz rehni değil, harici satış olduğunu vurgulamış, davalı yararına 3402 sayılı Yasanın 33/son ve 13/B-b maddeleri açısından araştırma ve inceleme yapılmasına işaret edilmiştir. MK.nun 771. maddesi uyarınca tapulu taşınmaz rehni Tapu Siciline kayıt ile tesis olunur. Borçlar Kanunu'nun 11. maddesi hükmü uyarınca da; Kanunun emrettiği şekle uygun olarak yapılmayan sözleşme geçersiz olur, olgusuna yer verilmiştir. Bu durumda her ne kadar 7.4.1971 tarihli belge rehin senedi başlığını taşıyor ise de, Tapu Sicil Müdürlüğünde yapılmadığına ve Tapu Siciline kayıt edilmediğine göre geçersiz olup; taşınmaz rehni olarak kabulü olanaklı değildir. Kapsamı itibariyle l. Hukuk Dairesinin kararında da vurgulandığı gibi bir harici satış senedi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Yasadan doğan sınırlama (devir ve satış yasağı) süresi içinde yapılan satışa değer verilip verilmeyeceği, değer verilecekse 766 sayılı Yasanın 32/c ve 3402 sayılı Yasanın 13/B-b maddelerinde öngörülen koşulların olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması konusuna gelince:
Sonuç: Toplanan deliller ve yapılan değerlendirmeler karşısında davalı-karşı davacı Mamo Kale'nin dayandığı 7.4.1971 tarihli harici satış sözleşmesinin dava konusu taşınmaza ait olduğu mahkemece de kabul edilmiş ve Mamo Kale lehine hüküm kurmuştur. Mahkemenin bu taktirinde Yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Dava konusu 25 ada 5 nolu parselin tapusu Toprak Tevzi Komisyonlarının işlemleri sonucu oluşmuş olup; davacı Bayram'ın dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı hususu da mahkemece saptanmıştır. 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununun Geçici 3 ve 3202 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun Geçici 9. maddeleri hükmü uyarınca 4753 sayılı Yasaya göre Hazinenin temliki ile oluşan tapu kayıtlarının iptaline ilişkin olarak açılmış davaların her ne safhada olursa olsun düşeceği öngörüldüğüne göre olayda 4753 sayılı Yasa hükümlerini artık uygulama olanağı olmadığı konusunda duraksamamak gerekir. Yasadan doğan 25 yıllık sınırlama süresinin tartışılması için Hazinenin davada taraf durumunu alıp almadığının bir önemi de yoktur. Davalı-karşı davacı Mamo Kale müdahalenin önlenmesi davasında 766 sayılı Yasanın 92 ve 3402 sayılı Yasanın 33/son maddeleri gereğince anılan Kanunların zilyede tanığı haklar yönünden iddia ve def'ilerini ileri sürdüğü gibi 766 sayılı Yasanın 32/c ve 3402 sayılı Yasanın 13/B-b maddesine, 7.4.1971 tarihli harici satışa dayanarak tapu iptali ve tescil davası açıp müdahalenin önlenmesi davası ile mahkemece birleştirilip görüldüğüne, her ne kadar taşınmazın bulunduğu yerde henüz kadastro çalışmalarına başlanılmamış ise de, dosyadaki bilgilere göre bölgede kadastro çalışmalarına başlandığına, davacının bir tasfiye kanunu olan 766 sayılı Kanunun 32/c 3402 sayılı Yasanın 13/B-b maddelerinde belirtilen haklardan yararlanma olanağı bulunduğuna, bu çerçevede araştırma ve inceleme yapılarak tapu malikinin mirasçısı Bayram'ın açtığı müdahalenin önlenmesi davasının reddine, davalı-karşı davacı Mamo Kale'nin açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verildiğine ve mahkemenin taktirinde Yasaya aykırı bir yön bulunmadığına göre yerinde görülmeyen Bayram Tunç'un temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.240.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 0 l.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy