(1086 S. K. m. 237)
Dava: Mevlüt Çelikten ve müdahil davacı Fikret Çelikten ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı;müdahil bakımından davanın reddine,davacı davasının kabulüne dair Mucur Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.10.2000 gün ve l12/159 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, uyuşmazlık konusu parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş,mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm,davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, uyuşmazlık konusu parsellerin Mehmet Bozkurt isimli kişi tarafından babası İhsan Çelikten'e satılıp devredildiğini,onun satış ve devri ile kendisine intikal ettiğini, Hazine adına tapuya bağlandığı tarihe kadar 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek bu yerlere ait Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Hazine vekili dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya kayıtlı bulunduğunu,kazanma koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Yerel bilirkişi ve tanıklar; dava konusu taşınmazların davacı ve satıcıları tarafından tapuya tescil edildiği tarihten geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile tasarrufta bulunulduğunu bildirmeleri üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıtlara, yargılama tutanaklarının kapsamına ve toplanan deliller karşısında dava konusu taşınmaz bölümlerinin, Hazine adına belirtildiği tarihe kadar satıcı İhsan Çelikten tarafından Yasada belirtilen koşullar altında 20 yıldan fazla süreyle tasarrufta bulunulduğuna göre aşağıda belirtilen husus dışında Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dosya arasında bulunan Mucur Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/78 esas numaralı dosyasında satıcı Mehmet Bozkurt'un Hazine ve Belediye Başkanlığı aleyhine açmış olduğu tapu iptali ve tescil davası sonunda 28.12.1983 gün ve 78/274 sayılı hükümle Hazineye ait 25.12.1963 gün 841 ve 843 numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kalan 3.10.1977 günlü krokide A harfiyle gösterilen 20'şer dönümlük taşınmazlar bölümünün iptali ile davacı adına tesciline,aynı krokide B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ait davanın reddine karar verilmiş ve bu hüküm Yargıtay 5. Hukuk Dairesince onanarak karar düzeltme yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Yukarıda tarih ve sayısı yazılı dava derdest iken taşınmazın bulunduğu yerde kadastro faaliyetlerine geçilmiş iptal ve tescil hükmü göz önünde tutulmaksızın 25.10.1963 gün ve 841 numaralı tapu kaydına dayanılarak 159 ada 223 parsel,aynı tarih ve 843 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak 225 parseller 15.2.1982 tarihinde Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. İlk satıcı Mehmet Bozkurt 28.12.1983 gün ve 78/274 esas ve karar sayılı kesinleşmiş hükme dayanarak daha önce kazanmış olduğu taşınmaz bölümlerinin adına tescili için Mucur Asliye Hukuk Mahkemesine açmış olduğu ikinci dava sonunda 27.ll.1988 gün ve 128/259 esas ve karar sayılı hükümle taşınmazların yeniden adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş ve hükmen bu yerlere ait kayıtların iptali ile Mehmet Bozkurt adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Davacı, hükmen ve ifrazen Hazine adına yazılan 159 ada 223 ile aynı ada 225 parselin tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Aynı taşınmaz bölümleri hakkında satıcı Mehmet Bozkurt'un açmış olduğu tapu iptali ve tescil davası sonunda 28.12.1983 gün 78/274 sayılı hükümle bu bölümlere ait dava reddedilerek Hazine adına tesbit ve tescil edilmişlerdir. Tarih ve sayısı açıklanan kesinleşen hükmün davacı bakımından kesin hüküm sayılıp sayılmayacağı mahkemece tartışılıp değerlendirilmemiştir. Gerçekten de davacının babası İhsan'ın satın ve devralması kesinleşme tarihinden sonra olmuş ise o taktirde Mehmet Bozkurt hakkındaki hüküm HUMK.nun 237.maddesi hükmü uyarınca cüz'i halefiyet yolu ile davacıyı bağlar. Şayet satış ve devir kesinleşme tarihinden önce olmuş ise o taktirde davacı bu hükümle bağlı olmayacaktır. Mahkemece dava konusu taşınmaz bölümlerinin hangi tarihte Mehmet Bozkurt tarafından davacının babası İhsan'a satılıp devredildiği araştırılmamıştır. Satış tarihinin belirlenmesi,ondan sonra yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacının, satıcı Mehmet Bozkurt hakkındaki hükümle bağlı sayılıp sayılmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 17.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy