(743 S. K. m. 639) (4753 S. K. m. 8)
Dava: Havva Salman ile Hazine dahili davalı Kandil Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Cihanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 20.3.1998 gün ve 260/130 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dava konusu 51, 53, 56 parsel numaralı taşınmazların 1951 yılında kocası tarafından mihir bedeli olarak verildiğini ve o tarihten bu yana eklemeli zilyedlikle tasarrufta bulunduğunu ileri sürerek taşınmazların adına tescilini istemiştir. Davalı Hazine taşınmazların öncesinin mer'a olması nedeniyle davanın reddini savunmuş, mahkemece taşınmazların 1973 yılında mer'a olarak belirtilip tahsis kararı kapsamında kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dava konusu taşınmazlar 1973 yılında yapılan 40 nolu toprak komisyonu işlemi sonucu 198 belirtme parsel numarasıyla mer'a norm kararının kapsamında kalması ve kadim meralardan tahsisli olması nedeniyle mer'a olarak belirtilmiştir.1996 yılında yapılan arazi kadastrosu işlemi sırasında açıklanan belirtme dayanak gösterilerek taşınmazlar mer'a niteliği ile sınırlandırılmıştır. Bu durumda dava M.K. nun 639/1. maddesine dayanan tescil talebine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için öncelikle taşınmazın hukuksal niteliğinin iktisaba elverişli olması başka bir anlatımla Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunmayan özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olması gerekir. Mahkeme bu yöne ilişkin araştırmasını mer'a niteliği açısından yapmıştır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tanıklar ve ziraatçı bilirkişi taşınmazın 1945 yılından önce hali arazi iken davacının kocası Süleyman tarafından tarla ve ev yeri yapılmak suretiyle tasarruf ve zilyetliğinin başladığını,1987 yılında ölümü ile intikalen ve taksimen davacıya kaldığını ve dava tarihine kadar davacının eklemeli zilyetlikle tasarrufunda bulunduğunu ve sınırlarında kadim mer'a olmadığı gibi dava konusu taşınmazın da mer'a ile ilişkisinin bulunmadığını açıklamışlardır. Dosyada mevcut 12.l.1973 tarih 610 nolu mer'a norm kararına göre kararda belirtilen mevkii ve sınırlar dışında kalan taşınmaz 4753 sayılı Kanunun 8. maddesinin b bendine göre mer'a olarak tahsis edilmiştir. Açıklanan maddenin b bendinde ise; bir veya birkaç köy, kasaba veya şehrin orta malı olan arazinin ihtiyaçtan fazla olan bölümünün dağıtılacağını amirdir. Ancak dağıtılacak olan bu bölüm ihtiyaçtan fazla olan kısım olup ihtiyaca yeterli olan miktarın norm kararı ile tahsis edilen kadim mer'a olduğunun kabulü gerekir. Zira, bu taşınmazın öncesinin köyün orta malı olan kadim mer'a olduğu resmi belge niteliğindeki norm kararı ile sabittir. Bu durumun aksi ancak aynı güçteki belge ile kanıtlanabilir ise de, davacı böyle bir belge sunamamıştır. Açıklanan norm kararı ve kararın dayanağı olan tahsis krokisi mahallinde uygulanmış, taşınmazın tahsis kararının kapsamında kaldığı belirtilmiştir. Bu durumda yerel bilirkişi ve tanıkların resmi kayıt hilafına yapmış oldukları ve taşınmazın öncesinin hali olduğuna dair açıklamalarına değer verilemez.
Açıklanan belge ve nedenlerle taşınmazın öncesinin mer'a olduğu sabit olduğuna göre mahkemenin bu nedenle vaki ret kararında usul ve Yasaya aykırı bir yön bulunmadığından hükmün açıklanan nedenle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.240.000 lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 14.05.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy