(1086 S. K. m. 445)
Dava: Ali Kılıç ile Hazine ve Akarçay Köyü Muhtarlığı aralarındaki iade-i muhakeme davasının reddine dair Birecik Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.10.1999 gün ve 7225-3308 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Birecik Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/83 esas ve 1994/290 karar s. kesinleşmiş hükmünün yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmasını ve dava konusu taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece isteğin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tapuya tescili için Birecik Asliye Hukuk Mahkemesine açmış olduğu tescil davasının 04.10.1994 tarih ve 83/290 esas ve karar s. hükümle reddedildiğini ve hükmün kesinleştiğini, o davada dinlenen uzman jeolog bilirkişi Mehmet Delibalta'nın gerçeğe aykırı rapor düzenlediğini, adı geçen kişinin cezalandırılması için Birecik Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın takipsizlik kararı ile sonuçlandırıldığını, ileri sürmüş olduğu delillerin toplanarak yukarda tarihi ve sayısı yazılı kesinleşmiş hükmün ortadan kaldırılmasını ve dava konusu taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yargılamanın yenilenmesi sebepleri HUMK. nun 445 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Yasanın 5. fıkrası hükmüne göre bilirkişinin kasten gerçeğe aykırı görüş bildirdiğinin hükmen gerçekleşmesi halinde yargılamanın yenilenmesinin istenebileceği, aynı maddenin son fıkrasında da, bu bendde yazılı sebebe dayanılarak yargılamanın yenilenmesinin istenebilmesi için bu sebebin kesinleşmiş bir ceza hükmü ile belirlenmiş olması koşuluna bağlı tutulmuş, devam eden cümlede de delil yokluğundan başka bir nedenle ceza kovuşturmasına başlanmamış veya karar verilmemiş ise Ceza Mahkemesi hükmünün aranmayacağı, bu takdirde yargılama yenilenmesi sebebinin dava içinde öncelikle kanıtlanması gerekmektedir. Somut olayda; mahkemece, hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan iddianın kanıtlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dayanılan sebep gözönünde tutularak davacı vekilinin dilekçesinde göstermiş olduğu yazılı delillerin bulundukları yerlerden istenilmesi, ayrıca daha önce açılmış bulunan davada gerçeğe aykırı rapor vermiş olduğu iddia edilen uzman bilirkişinin gerçeğe aykırı rapor düzenlenmesi yönündeki delillerinin kendisinden sorulması ve Hazine delil gösterdiği takdirde bunların eksiksiz olarak toplanması, yargılamanın yenilenmesi isteğinin süresinde yapılıp yapılmadığı, süresinde yapılmış ise isteğin Kanuna uygun olup olmadığının tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Hiçbir inceleme yapılmadan yazılı gerekçe ile isteğin reddine karar verilmiş olması Kanuna uygun değildir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve 3.240.000.-lira peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 15.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy