(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Fatma Bozbey ve müşterekleri ile Hazine, Ağcaşar Köyü Muhtarlığı, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Hüseyin Polat aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Niğde 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.6.2000 gün ve 792-271 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hüseyin Polat tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi ise, Hazine ve Karayolları Genel Müdürlüğü taraflarından süresinde istenilmiş ise de; Yargıtay duruşması için sarfı zaruri tebligat masrafları ödenmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar dava konusu taşınmazların müşterek muris 1980 yılında ölen Mehmet oğlu Mehmet Polat'dan kaldığını, terekenin taksim edilmediğini ileri sürerek tüm mirasçılar adına miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı Hazine ve köy muhtarlığı davanın reddini savunmuş, gerçek kişi Hüseyin Polat ise dava dilekçesinin 15.sırasında ve hükmün (h) fıkrasında yazılı 7436 metrekare yüzölçümlü taşınmazı Vesile'den satın aldığını, diğer taşınmazların taksimen kendisine kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı 28 parça taşınmazdan 9 parçası hakkındaki davanın kabulü ile mirasçılar adına tesciline, diğer taşınmazlar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm kabul edilen taşınmazlar yönünden Hazine ve davalı Karayolları vekili ile davalı gerçek kişi mirasçı Hüseyin Polat vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava MK.nun 639/1-3 ve 3402 sayılı Yasanın 14. maddesine dayanan zilyetlik nedeniyle tescil talebine ilişkin bulunmaktadır. Bu tür davaların kabulüne karar verilebilmesi için anılan Yasa hükümlerinin araştırılarak eksiksiz yerine getirilmesi gerekir. Bununla birlikte taşınmazın niteliğinin de kazanmaya elverişli olması başka bir anlatımla özel mülkiyete konu yerlerden olması, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunmaması gerekir. Bu hususun araştırılması için uzman bilirkişi ziraat yüksek mühendisi aracılığıyla taşınmazlar üzerinde inceleme yapılarak ayrı ayrı rapor düzenlenmesi ve taşınmazların özel mülkiyete elverişli veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olup olmadığının tespiti ile mümkündür. Mahkemece bu yönden araştırma yapılmamıştır. Taşınmazlardan sınırlarında yol bulunan dilekçenin 4.sırasında hükmün de (b) fıkrasında yazılı 2220 metrekare yüzölçümlü taşınmazın doğu sınırındaki Niğde-Derinkuyu Devlet yolu nedeniyle bu yerde Karayollarınca istimlak yapılıp yapılmadığı yapılmış ise haritasının getirtilerek istimlak sahasına tecavüzde bulunulup bulunulmadığı fenni bilirkişi aracılığıyla incelenmelidir. Ayrıca dilekçenin 16. sırası, hükmün (ı) fıkrasında yazılı 5100 metrekare yüzölçümlü taşınmazın batı sınırında bulunan yolun cinsi araştırılmamıştır. Bu yolun da Devlet Karayollarına ait olup olmadığı araştırılarak Devlet Karayollarına ait ise bu taşınmazın karayoluna tecavüzde bulunup bulunmadığı ve istimlak sahasına tecavüz edilip edilmediği hususları tespit edilmelidir. Dilekçenin 7.sırası hükmün(c) fıkrasında yazılı 30944 metrekare yüzölçümlü taşınmazın güneyine bitişik olan çaya tecavüzde bulunulup bulunulmadığı, çayın aktif olup olmadığı ve aktif çay yatağından yer kazanılıp kazanılmadığı hususlarında jeolog bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak rapor alınmalıdır. Davalı ve mirasçı Hüseyin Polat savunmasında dilekçenin 15. sırasında ve hükmün (h) fıkrasında yazılı 7436 metrekare yüzölçümlü taşınmazı 2.12.1968 tarih ve 8742 yevmiye numaralı senetle Vesile'den satın aldığını ileri sürmüş ve senedi dosyaya sunmuştur. Bu senedin mahallinde bu taşınmaza uygulanması ve uygunluğunun tespiti halinde taşınmazın Vesile ile olan ilişkisi ve davalının savunmasının araştırılması gerekir. Davacılar, herhangi bir belgeye dayanmaksızın zilyetlikle murislerinden intikalen taşınmazı tasarruf ettiklerini ileri sürerek adlarına tescilini istemişlerdir. 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi hükmü uyarınca zilyedin aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetlik yoluyla kazanabileceği miktar kuru arazide 100, sulu arazide 40 dönümü geçemez. Bu sebeple öncelikle taşınmazların niteliklerinin belirlenmesi için her ne kadar Köy Hizmetleri İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ise de; bu hususun DSİ Müdürlüğünden sorularak 3083 sayılı Yasa hükmü uyarınca kuru veya sulu olmaları yönünden niteliklerinin araştırılması ve muris Mehmet oğlu Mehmet Polat ile davacılar ve davalı Hüseyin'in belgesizden zilyetlik yoluyla aynı çalışma alanı içerisinde adlarına tescil edilmiş taşınmazların bulunup bulunmadığının Tapu, Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz ve davalılar Hazine ve Karayolları vekilleri ile Hüseyin Polat vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmekle kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 3.240.000'er lira peşin harçların istek halinde Karayolları İdaresi ile Hüseyin Polat'a ayrı ayrı iadesine 18.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy