(3194 S. K. m. 18) (3402 S. K. m. 18) (1580 S. K. m. 19, 70, 83) (HGK. 12.05.1999 T. 1999/1-282 E. 1999/302 K.) (2886 S. K. m. 53, 57, 61)
Dava: Gülefer Aldemir müdahil Ali Aldemir ile Hazine ve Hamit Mahim aralarındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı; davacının davasının reddine, müdahilin davasının kabulüne dair Gemerek Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.9.2000 gün ve 103/259 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı ile müdahil, satın alma ve zilyetlik nedenine dayanarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tescile karar verilmesini istemişler, mahkemece sıfat yokluğu nedeniyle davacı Gülefer yönünden davanın reddine müdahil Ali Aldemir'in davasının kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 121 ada 3 parsel numaralı taşınmaz 18.10.1991 tarihinde yapılan kadastro işlemi sırasında; Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ancak Yeniçubuk Belediyesince muhtelif tarihlerde Belediye imar planı içerisinde olduğundan dolayı bazı kişilere Belediye Encümen Kararı ile adi ifraz yapılarak satıldığı ve bu adi ifraz krokilerinin teknik ve hukuki yönünün olmadığı kanaatinin hasıl olduğu, diğer taraftan bu taşınmazın kadimden beri mer'a olarak kullanıldığı tespit edilmekle beraber 3194 sayılı İmar Yasasının 11. maddesi uyarınca belediye imar sahası içerisinde kaldığından ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi gereğince ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlere dönüştüğü, üzerindeki evin davalı Hamit Mahim'e ait olduğunun anlaşılması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Yeniçubuk Belediye Meclisinin 27.8.19971 tarih 2 sayılı kararına dayanarak Belediye Encümeninin 15.6.1973 tarih 224 sayılı kararı ile de, hudutları yazılı 700 m2 taşınmazın bedeli mukabilinde Duran Erol'a satılmasına karar verilmiştir. Belediye Meclis Başkanlığının 28.2.2000 tarih 32/143 sayılı cevabi yazılarında da satışa konu bu yer için noterden yapılmış bir sözleşmenin bulunmadığı bildirilmiştir.
1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 19. maddesinin 6. fıkrasında Belediyelerin taşınmaz satın alabileceği ve satabileceği hüküm altına alınmış olmasına karşın söz konusu kanunda, taşınmazların satışına karar verecek organın hangisi olduğunu belirleyen açık bir hüküm bulunmamaktadır. Belediye Encümeninin vazifelerini düzenleyen 83. maddenin 8. fıkrasında: Belediye menkul emvalinden icap edenlerin müzayede kaimeleriyle satışa çıkarılmasına encümeni yetkili kılmakla birlikte taşınmazların satımı için bu organa yetki verilmemiştir. Bu maddeye daha sonra eklenen son fıkra ile Belediye Meclisinin toplu bulunmadığı zamanlarda meclise verilen vazifelerin Belediye Encümenince tetkik ve karara bağlanacağı hükmü getirilmişse de, bu hal sadece Belediye Kanununda açık bir hüküm bulunmaması halinde özel kanunlarla Belediye Meclisine verilen vazifelerle sınırlı tutulmuştur. Belediye meclisinin müzakere edeceği ve karara bağlayacağı, işleri düzenleyen 70. maddede, ise bu hususa doğrudan değinen bir ibare yoktur. Ancak 10. fıkrada 3 seneden fazla müddetle veya 10 bin liradan fazla bedeli senevi ile akdedilecek icar ve isticar mukavelelerini yapmaya sadece Belediye Meclisinin yetkili olduğu kabul edilmiş, 11. fıkrada da menafii umuma mahsus gayrimenkul emvalinin bir hizmete tahsisi, ciheti tahsisin tebdil veya akar haline ifrağı işlemleri meclisin yetkileri arasında sayılmıştır. Değinilen madde hükümleri 1580 sayılı Belediye Yasasının bütünlüğü içerisinde birlikte değerlendirildiğinde Belediye Encümenince ancak belediye taşınmazlarını 3 seneden az bir süre ve öngörülen miktardan az bir kira bedeli ile kiraya verme yetkisinin tanındığı; öteki tüm işlem ve sözleşmelerin Belediye meclisinin kararı ile yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu durumda belediyeye ait bir taşınmazın meclis kararı olmaksızın satılmasına yasal olanak yoktur (HGK:12.5.1999 T. 1999/1-282-302).
Açıklanan HGK'nun 1580 sayılı Belediye Yasasındaki ilgili hükümlere ait yorumu ile Belediyeye ait bir taşınmazın meclis kararı olmaksızın satılamıyacağı sonucundan hareketle meclisin satış kararının Belediye Encümeninin ihale koşulu kararı ile yerine getirilebileceği kuşkusuzdur. 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun İhalenin sözleşmeye bağlanması başlığını taşıyan 53. maddesinde ise Bütün ihaleler bir sözleşmeye bağlanır. Sözleşme idare adına ita amiri tarafından imzalanır. Bu Kanunda belirtilen özel hallerde sözleşme yapılmasının zorunlu olmadığı hükmünü getirmiştir. Anılan Kanunun Sözleşme yapılması ve kesin senet alınması zorunlu olmayan haller başlığını taşıyan 61. maddesi ile bu maddenin atıfta bulunduğu Sözleşme yapılmasında müteahhit veya müşterinin görev ve sorumluluğu başlığını taşıyan 57. maddesinin somut olayla ve uyuşmazlıkla ilgisi bulunmamaktadır.
Devlet İhale Kanunu'nun açıklanan 53. maddesi ile öngörülen ihalenin sözleşmeye bağlanması zorunluluğu Yasanın yürürlüğünden sonra yapılan ihale ve satışlarla ilgili olup dava konusu taşınmazın satıldığı tarihte yürürlükte bulunan 2.6.1934 tarih 2490 sayılı İhale Kanununun 25. maddesinde müteahhitlerle ilgili olarak İhaleden sonra mukavele yapma, notere tescil ve alakalı dairenin dahi bu mukavelenin tanzim, imza ve tescili hususunda kendisine düşen vazifeleri yapma mükellefiyeti öngörülmüş ise de, bu hüküm müteahhitlerle ilgili olup somut olayla ve uyuşmazlıkla ilgisi yoktur. Yani Belediye Encümenin satış tarihinde yürürlükte olan 2490 sayılı ihale Kanunu gereği satışın sözleşmeye bağlanma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan HGK kararında da belirtildiği gibi satışın yasal olarak geçerli olması için gerekli olan meclis kararı bulunduğuna ve böylece yasal olarak dava konusu taşınmazın Belediye tarafından Duran Erol'a satılıp zilyetliğinin devredildiği, Duran Erol'un da 15.3.1972 tarihinde davalı Hamit Mahim'e sattığı ve ondan da 19.9.1994 tarihinde müdahil davacı Ali Aldemir'in satın alarak üzerine ev yaptığı sabit olduğuna göre, müdahilin davasının kabulünde usul ve Yasaya aykırı bir yön görülmediğinden Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına 05.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy