(1580 S. K. m. 19, 70, 83) (YHGK. 12.05.1999 T. 1999/1-282 E. 1999/302 K. )
Dava: Hasan Soydaşoğlu ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Mut Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.2.1989 gün ve 64-21 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 1965 yılında Belediyeden satınalma ve zilyetlik nedenine dayanarak dava konusu 286 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı Hazine davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın kabulüne ilişkin önceki hüküm, araştırma ve incelemenin yetersiz olması nedeniyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira, 10.5.1983 tarihli bozma ilamında Belediyenin satışı ile davacıya geçen nizalı taşınmaza ilişkin encümen kararı ile sair kayıt ve belgelerin dairesinden getirtilip yerine uygulanması gereğine işaret edilmiştir. Bozmadan önceki Belediyenin 28.10.1980 tarihli cevabi yazısında dava konusu 286 parselin davacıya satışına dair kayıtların Belediyede mevcut olduğu bildirildiği halde, daha sonra 12.4.1984 tarihli yazıyla satışa ilişkin Belediye meclis kararı bulunmadığı şeklinde cevap verilmiş, bu defa davacının bizzat Belediyeye müracaatı üzerine 21.3.1988 tarihli yazı ekinde Emlak ve akar ve satış başlıklı 17.2.1965 tarihinde ihale yoluyla davacıya 2500 metrekarelik taşınmazın satışını gösteren belge fotokopisi gönderilmiştir. Söz konusu belgede davacıya satıldığı açıklanan taşınmazın, dava konusu 286 sayılı parsel olması halinde davacının zilyetliği satış tarihi olan 17.2.1965 tarihinde başlamaktadır. Bu tarihten tespitin yapıldığı 4.8.1975 tarihine kadar geçen süre iktisaba yeterli olmadığı için satın almanın Yasal ve sağlıklı bir nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekir. Bu bakımdan öncelikle yukarıda sözü edilen belgenin dayanağı olan encümen kararı ve varsa meclis kararı ve bunlara ilişkin tüm belge ve kayıtlar Belediyeden istenmeli, gelen kayıtların taşınmaz başında yapılacak keşifte yerine uygulanmalı, satışa konu taşınmaz ile dava konusu taşınmazın aynı olduğunun anlaşılması halinde ihalenin Yasal olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.
1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 19. maddesinin 6. fıkrasında Belediyelerin taşınmaz satın alabileceği ve satabileceği hüküm altına alınmış olmasına karşın söz konusu kanunda, taşınmazların satışına karar verecek organın hangisi olduğunu belirleyen açık bir hüküm bulunmamaktadır. Belediye Encümeninin vazifelerini düzenleyen 83. maddenin 8. fıkrasında: Belediye menkul emvalinden icap edenlerin müzayede kaimeleriyle satışa çıkarılmasına encümeni yetkili kılmakla birlikte taşınmazların satımı için bu organa yetki verilmemiştir. Bu maddeye daha sonra eklenen son fıkra ile Belediye Meclisinin toplu bulunmadığı zamanlarda meclise verilen vazifelerin Belediye Encümenince tetkik ve karara bağlanacağı hükmü getirilmişse de, bu hal sadece Belediye Kanununda açık bir hüküm bulunmaması halinde özel kanunlarla Belediye Meclisine verilen vazifelerle sınırlı tutulmuştur. Belediye Meclisinin müzakere edeceği ve karara bağlayacağı işleri düzenleyen 70. maddede ise, bu hususa doğrudan değinen bir ibare yoktur. Ancak 10.fıkrada 3 seneden fazla müddetle veya 10 bin liradan fazla bedeli senevi ile akdedilecek icar ve isticar mukavelelerini yapmağa sadece Belediye Meclisinin yetkili olduğu kabul edilmiş, 11. fıkrada da menafii umuma mahsus gayrimenkul emvalinin bir hizmete tahsisi, ciheti tahsisin tebdil veya akar haline ifrağı işlemleri meclisin yetkileri arasında sayılmıştır. Değinilen madde hükümleri 1580 sayılı Belediye Yasasının bütünlüğü içerisinde birlikte değerlendirildiğinde Belediye Encümenince ancak belediye taşınmazlarını 3 seneden az bir süre ve öngörülen miktardan az bir kira bedeli ile kiraya verme yetkisinin tanındığı; öteki tüm işlem ve sözleşmelerin Belediye Meclisinin kararı ile yapılabileceği sonucu çıkmaktadır. Bu durumda belediyeye ait bir taşınmazın meclis kararı olmaksızın satılmasına yasal olanak yoktur. (HGK:12.5.1999 T. 1999/1-282-302)
Sonuç: Somut olayda Belediyenin birbirine çelişik cevabi yazıları karşısında dava konusu taşınmazın davacıya satışına ilişkin kayıt, karar ve belge olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması için yeterince araştırma ve soruşturma yapılmadan ve bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.06.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy