(3402 S. K. m. 14) (743 S. K. m. 639) (1086 S. K. m. 409)
Dava: Hacı Ahmet Tepe mirasçıları Tereke Mümessili Ebuhüreyya Tepe, müdahil davacılar Leyla Tepe ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı; davacıların davalarının kabulüne, müdahillerin davalarının kısmen reddine kısmen açılmamış sayılmasına dair Elbistan 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.09.2000 gün ve 697-218 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, uyuşmazlık konusu taşınmazlara ait Hazine tapularının iptal edilerek adına tapuya tescil edilmesini istemiştir. Müdahil davacılar bu yerde kendilerinin de hak sahibi olduklarını iddia etmişler, davalı Hazine Temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece nizalı 645 parsele ilişkin davacının davasının kabulüne, bir kısım müdahil davacıların davasının reddine bir kısım müdahil davacıların davasının HUMK. nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine hükmün kabule ilişkin bölümü davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama aşamasında uyuşmazlık konusu 400,606 ve 993 parseller hakkındaki dava tefrik edilmiş, eldeki dava sadece 645 parsele inhisar ettirilmiştir. Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Nizalı 645 sayılı taşınmaz 1962 tarih ve 97 numaralı tapu kaydına istinaden 06.07.1969 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, sicil bu şekilde oluşmuştur.
Taşınmaz başında 25.05.2000 tarihinde yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişi Serdar Şahin ile müdahil tanıkları Rıza Yalçın ve Hüseyin Cansız yeminli ifadelerinde; taşınmazın öncesinin mera olduğunu bildirmelerine karşın taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmemiştir. Öncelikle, Balıkçı ve Doğan Köyleri dışında komşu köyler halkı arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak Balıkçı Köyün'e ait 1961 tarihli mer'a norm kararının yerine uygulanması, ayrıca Doğan Köyü'ne ait mera norm kararı varsa bunun dahi merciinden getirtilerek yerine uygulanması, bu suretle taşınmazın mer'a niteliğindeki yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Belirtme tutanağında adı geçen Ahmet Tepe'nin davacı Ahmet Tepe ile aynı kişi olup olmadığının araştırılması, aynı kişi olduğunun anlaşılması halinde belirtme tutanağındaki beyanının kendisini bağlayıp bağlamayacağı üzerinde durulması, ayrıca davacı Ahmet Tepe dava dilekçesinde müstakil 20 yıllık zilyetliğe dayanmış bilahare bu yerin babasından kendisine kaldığını bildirmiş, tanıklar ise davacının bu yeri İsmail Şahin'den satın aldığını bildirmelerine karşın mahkemece de bu çelişki üzerinde yeterince durulmamıştır. Bundan ayrı 3083 sayılı Yasa anlamında taşınmazın kuru ya da sulu nitelikte arazilerden olup olmadığı usulen belirlenmeden yazılı gerekçe ile karar ittihazı doğru değildir.
Sonuç: Davalılardan Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.09.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy