(1086 S. K. m. 274, 275)
Dava: Emine Kavraz ve müşterekleri ile Elmas Genç ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Şişli 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.10.2000 gün ve 374-931 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.04.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar vekili Av. Mehmet İpek ve karşı taraftan davacılar vekili Av. Salih Keskin geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemenin davanın reddine dair ilk hükmü Dairece eksik inceleme ve araştırma nedeni ile bozulmuş ve bozma kararında yapılması gerekli olan hususlar açıklanmıştır. Mahkemece bozma kararına uyulmuş ve taraflara yeniden delil bildirmeleri hususunda mehil verilmiş, davacı vekili 30.09.1999 ve davalı vekili de 15.10.1999 tarihli tanık listelerini vermişler ve yeni tanık isimleri bildirmişlerdir. Mahkeme tarafından yapılan keşifte; davacının birinci tanık listesinde Mehmet Tekin dinlenmiş, bunun dışında hem keşif mahallinde hem de duruşmada tarafların bozma sonrası vermiş oldukları ikinci listedeki tanıklar dinlenerek bu tanıkların verdiği beyanlar hükme esas alınmıştır. Taraf, mahkemece verilen süre içerisinde ispat etmek istediği olaylar hakkındaki bütün tanıklarını gösteren bir listeyi mahkemeye verir. HUMK. nun 274. maddesi hükmüne göre de tanıkların adını, soyadını, adreslerini ve kimliklerini belirterek varsa diğer niteliklerini gösterir bir olay hakkında tanık listesi verildikten sonra bu tanık listesinde gösterilmeyen kimseler HUMK. nun 274. maddesine göre tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir tanık listesi verilemez. İkinci tanık listesi verme yasağı kamu düzeni ile ilgilidir. Çünkü, bu yasak yargılamanın sürüncemede bırakılmasını önlemek ve mahkemelerin işini azaltmak amacı ile konulmuştur. Bu nedenle; karşı taraf, ikinci bir tanık listesi verilmesine muvafakat etse dahi mahkeme ikinci tanık listesini dinleyemez (HGK.15.05.1963 T., 5/11-16). Açıklanan nedenle tarafların verdikleri ikinci tanık listelerindeki tanık beyanları esas alınarak olayın çözümüne gidilmiş olması usul ve Yasaya aykırıdır. Bundan ayrı, mahkeme gerekçesinde; keşifte dinlenen yerel bilirkişinin beyanlarından yararlandığını belirtmiş ve gerekçesini bilirkişi beyanına dayandırmıştır. Bilirkişinin ne amaçla dinlenebileceği ve bilgi ve görgüsüne başvurulabileceği HUMK. nun 275.maddesinde açıklanmıştır. Zilyetlik olayları maddi olaylardan olup, ancak tanık beyanları ile kanıtlanabilir. Yerel bilirkişinin zilyetliğe dayanan beyanları hükme esas alınamaz. Yerel bilirkişi bu tür davalarda ancak niza konusu taşınmazın zemindeki yerini gösterme ve hudutlarını belirleme gibi işlemlerde görüş bildirebilir. Bu sebeple, yerel bilirkişinin beyanlarının hükme esas alınması ve gerekçenin bu beyanlara dayandırılması doğru değildir.
Davacılar, dava dilekçelerinde açıkça zilyet oldukları bina ve arsanın 261 m2 olduğunu bildirerek bu miktar üzerinden iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir. Öncelikle davacılardan talep ettikleri kısmı keşfen mahallinde ve zeminde göstermeleri istenip bu kısım esas alınarak krokide yeri ve yüzölçümü belirlendikten sonra iddianın sübutu halinde, imar mevzuatına göre ifrazının mümkün olup olmadığı gözönünde tutularak ifrazı mümkün ise ifrazen dava konusu miktarın; ifrazı mümkün değil ise yüzölçüm üzerinden pay oranında iptal ve tescile karar verilmelidir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıda açıklandığı gibi tarafların bozmadan önce vermiş oldukları listedeki tanıkların iddia ve savunma çerçevesinde dinlenmeleri, zilyetliğin ne zaman ve ne şekilde başladığı ve ne şekilde sürdürüldüğü ve taşınmazın neresine zilyet oldukları, tamamına zilyet olup olmadıkları açıklattırılıp beyanlar değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bozmaya uyulduğu halde eksik inceleme ile karar verilmiş olması isabetsiz ve davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 97.500.000.-lira vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine ve 3.380.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 10.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy