(3402 S. K. m. 12, 16)
Dava: Mahmut Özbek ve müşterekleri ile Hazine ve Ulukışla Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının reddine dair Altunhisar Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 22.05.2001 gün ve 83-60 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, kadastro çalışmaları sırasında yol olarak bırakılan taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, adlarına tespit ve tescil edilen 3545 parselin sınırında yer alan dava konusu taşınmazın yol olarak bırakıldığını, kazanmayı sağlayan 100 yılı aşkın zilyetlik nedeniyle tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece, 3545 parsele ait tutanağın kesinleştiği 27.12.1988 tarihinden 12.07.2000 dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava, kadastro çalışmaları sırasında haritasında yol olarak bulunan taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmüne göre yollar haritasında gösterilir. Kadastroca yapılan bu işlem tespit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle bir yer hakkında tutanak düzenlenmediği için Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre uygulanmaz. Ne var ki; Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir yerin tesciline karar verilebilmesi için yol olarak haritasında gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile tasarruf edilmiş olması gerekir. İncelenmekte olan olayda; taşınmazın haritasında yol olarak gösterildiği 1988 tarihinden dava tarihine kadar kazanma süresi ve koşulları geçmemiştir. Davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi hükmü göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmiş olması doğru değil ise de, hüküm redde ilişkin olup sonucu itibariyle doğru olmaktadır. Davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3.250.000.-lira peşin harcın onama harcına mahsubuna 10.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy