(743 S. K. m. 931)
Dava: D.Y. ile A.Y. mirasçıları E.Y. ve müşterekleri, ihbar olunan M.A. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Gaziantep 4.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.11.2000 gün ve 593-908 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 115 ada,6 parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlar, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu parsel dava tarihinden önce tapudaki satış ve devirle davalı A.B.ye intikal etmiştir. Bu tür davalarda husumetin kayıt malikine yöneltilmesi yeterli olup, ayrıca önceki maliklere veya tespit maliki veya mirasçılarına davanın yöneltilmesine gerek bulunmamaktadır.
İşin esasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;dava konusu parsele ait kadastro tutanağında; l6.3.l993 gün ve 13 numaralı tapu kaydına dayanılarak 4.l2.l992 tarihinde Hatice Barış ve müşterekleri adına tespit edilmiş,daha sonra yapılan inceleme sonunda dava konusu parselin tapudaki devir ve satışla M. oğlu A.Y.'ye intikal ettiğinin belirlenmesi üzerine H.B. ve arkadaşları adına yapılan tespit iptal edilerek A.Y. adına tespit ve tescil edildikten sonra l8.4.l995 tarihindeki intikal ile mirasçıları adına,l5.8.l995'deki taksim ile F.A., onun l7.11.l995 deki satış ve devri ile M. A., M.'nin de tapudaki satış ve devri ile 3.6.l996 tarihinde A.B.'a intikal etmiştir. Davacı, taşınmazın miras, taksim ve eklemeli 40 seneyi aşkın bir zamandan beri kendisi ve murisi tarafından bağı olarak tasarruf edildiğini, tespit maliki ve tapuda satın ve devralan kişilerin bu yere hiç zilyet olmadıklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Yerel bilirkişi ve tanık; davacı ve murisinin taşınmazın maliki olduğunu bildirmişler, mahkemece davalı A.B.'ın M.K. nun 931. maddesi hükmü uyarınca iyi niyetle satın ve devraldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yerel bilirkişi ve tanık, taşınmazın davacıya ait olduğunu bildirmişlerdir. Tapulama tutanağındaki açıklamalara göre, bu yer tapu kaydına dayanılan Tapu kaydının getirtilip dava konusu taşınmaza uygulanması, bu yerin tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, kaydın tesis tarihinin gözönünde tutulması, tapu kaydının kapsamında kalan bir yer ise kaydın hukuki değerini yitirip yitirmediğinin araştırılması gerekmektedir. Bundan ayrı M.K. nun 931. maddesi hükmü karşısında yapılan inceleme de noksandır. Davalının iktisabında iyi niyetli olup olmadığı araştırılmamıştır. 8.11.l99l gün ve 4/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenen ilkeler gözönünde tutularak davalı A.B.'ın tapudaki satın almada iyi niyetli sayılıp sayılmayacağının araştırılması birbirini izleyen devir ve temliklerin bu bakımdan nazara alınması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Eksik incelemeye dayanılarak hüküm verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 3.240.000 lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.07.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy