(1086 S. K. m. 237)
Dava: Hasari Ç. mirasçıları Mahmut Ç. ve müşterekleri, Tereke mümessili Şeyho Ç. ile Hazine ve Özgören Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bozova Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 22.2.2001 gün ve 106-30 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan Mahmut Ç. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 233 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı Mahmut vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 233 parsel hükmen ve ifrazen 132 parselden oluşmuştur. 172 parsele ait kadastro tutanağında; Ağustos 1965 gün ve 59 numaralı tapu kaydına dayanılarak Mahmut D. ve Şeho Ç. adına paylı olarak tespit edilmiş, davacıların miras bırakanı Hasari Ç. ve arkadaşlarının süresinde yaptıkları itiraz üzerine komisyonca yapılan inceleme sonunda 21.4.1978 gün ve 269 sayılı kararla krokisinde A harfi ile gösterilen 16.000 m2'lik bölümün davacıların babası Hasari Ç. adına, geriye kalan 25.125 m2'nin de kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş, Dursun Al ve arkadaşlarının süresinde Hazine ve şimdiki davanın davacıları Ayşe Ç. ve arkadaşları aleyhine açmış oldukları tespite itiraz davası sonunda Bozova 2.Kadastro Mahkemesinin 15.6.1995 gün ve 1978/2017 esas, 1995/100 karar sayılı hükümle komisyonda yapılan tespit gibi dava konusu taşınmazın 16.000 m2'lik bölümünün Ayşe Ç. ve müşterekleri adına, krokisinde B harfi ile gösterilen 25.125 m2'nin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve bu hüküm temyiz edilmeksizin 12.1.1998 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Davacılar bu kez açmış oldukları işbu dava ile Hazine üzerindeki kaydın iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı yazılı Kadastro Mahkemesinin hükmü kesin hüküm sayılarak bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir. HUMK.nun 237.maddesi hükmü uyarınca hükmün kesin hüküm sayılması için bu maddede yazılı koşulların oluşması gerekir. Davacılar, Kadastro Mahkemesinde davalı Hazine yanında davalı taraf olarak gösterilmiş ve dava konusu taşınmaz bölümü hakkında herhangi bir dava ve istekte bulunmamışlardır. Başka bir anlatımla; Kadastro Mahkemesinde dava konusu taşınmaz bölümü hakkında davacıların açmış oldukları bir dava bulunmamaktadır. Bu yerin hükmen ifrazından sonra açtıkları iptal ve tescil davası ile tapu kaydının iptal ve tescili isteğinde bulunmuşlardır. Davada taraf birliği gerçekleşmemektedir. Bu nedenle, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi Yasaya uygun bulunmamaktadır.İddia ve savunma çerçevesinde, taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemektedir. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün Üye Cafer Şat'ın karşı oyu ile ve oyçokluğuyla BOZULMASINA ve 4.950.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 17.9.2001 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY:
Dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin hükmü doğru olmaktadır. Kararın onanması görüşünde olduğumdan Daire çoğunluğunun düşüncelerine katılmıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy