(1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı-davalı Hazine ile davalı-davacı Ramazan Y. ve davalı Okurcalar Belediye Başkanlığı aralarındaki men'i müdahale ve tescil davasından dolayı; Hazinenin davasının reddine, Ramazan Y.'ın davasının kabulüne dair Alanya 2.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 24.11.2000 gün ve 389-706 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, dava konusu taşınmaz bölümlerinin tapuya tesciline ve davalı-karşılık davanın davacısı Ramazan'ın bu yerlere elatmasının önlenilmesine, karşılık davanın davacısı Ramazan'da taşınmaz bölümlerinin kendi adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davacı Hazinenin dava ve isteğinin reddine, dava konusu taşınmaz bölümlerinin karşılık davanın davacısı Razaman adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakılmıştır. Kadastro Müdürlüğünün karşılık yazısında; taşınmazın hangi nedenle tespit dışı bırakıldığının bilinmediği bildirilmiş, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda da taşınmazın paftasındaki konumunun bulunduğu yerde herhangi bir şey yazılmadığı açıklanmıştır. Taşınmazın güneyi Akdeniz ile çevrilidir. Yerel bilirkişi ve karşılık davanın davacısı Ramazan'ın dinletmiş olduğu tanıklar tescil konusu taşınmaz bölümünün 1966 yılından itibaren Ramazan tarafından kısmen üzerine otel binası ve kısmen de muz bahçesi olarak tasarruf edildiğini, ziraatçi uzman bilirkişi taşınmazların deniz kumluğu olmadığını, kültür arazisi niteliğinde bulunduğunu, jeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da, taşınmazın kıyı kenar çizgisinin dışında deniz kıyısına 8-10 metre mesafede, 80-90 derece dik bir eğimle denizle bağlantısının bulunduğunu, kumluk ve çakıllık yerlerden olmadığını açıklamıştır. Mahkemece toplanan deliller ve yapılan incelemeler gözönünde tutularak davacı Hazinenin davasının reddine, karşılık davanın kabulüne karar verilmiştir. Böyle bir yerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılması ve tapuya tescil edilebilmesi için diğer kazanma koşulları yanında taşınmazın niteliği itibariyle kazanmaya elverişli yerlerden olması gerekir. Taşınmazın hangi nedenle tespit dışı bırakıldığı belirlenmemiştir. Kadastro Müdürlüğünün yazısındaki bilgiler ve teknik bilirkişi raporundaki açıklamalar gözönünde tutularak gerekirse pafta üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle niteliğinin belirlenmesi gerekir. Teknik bilirkişi Hüseyin Oruç tarafından 23.9.1997 günlü raporunda, taşınmazın deniz kumluğuna yakın kısmında bulunduğu açıklanmıştır. Bundan ayrı, jeolog bilirkişi, taşınmazın kesinleşen ilkeler çizgisinin dışında kaldığı bildirilmiş ise de, dosyadaki bilgilere göre bu yöreye ait kıyı kenar çizgisinin Antalya 2.numaralı İdare Mahkemesince iptal edildiği anlaşılmaktadır. Bundan ayrı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin kuzeyinde yer alan diğer taşınmaz bölümlerinin kadastroda tespit görüp görmediği, görmüş ise bunlara ait tutanak ve belgelerin getirtilip uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulmamıştır. Ayrıca, tespit dışı bırakılan bir yerin imar ve ihya olmaksızın davacı tarafından nasıl kazanıldığı, otel binası yapmanın ihya sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmemiştir. Tüm bu yönler gözönünde tutularak bu yöreye ait İdarece düzenlenen kıyı belirlenmesinin iptal edilip edilmediği, edilmemişse kesinleşmiş haritasının bulunduğu yerden, ayrıca komşu parsellere ait mevcutsa tutanak ve belgelerinin getirtilmesi, taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihindeki niteliğinin belirlenmesine çalışılması, ondan sonra yeniden dava konusu taşınmaz bölümleri başında keşif yapılmak suretiyle diğerlerine uygulanması, 23.9.1997 günlü teknik bilirkişi raporunda taşınmazın deniz kumluğu yapımında bulunduğu açıklandığına göre kumluk niteliğinde bulunan bir yer olup olmadığı, tespit dışı bırakılan bir yerin ihya yoluyla kazanılıp kazanılamayacağı, kazanılacak bir yer ise ihyaya ilişkin tüm olumlu ve olumsuz koşulların araştırılıp belirlenmesi, ondan sonra uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Davacı-davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 18.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy