(1086 S. K. m. 297)
Dava: Hatice Arayıcı ve Şadiye Öncül, dahili davacılar Memet Arslan ve müşterekleri ile Cemal Katkaya ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Elbistan 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.3.2001 gün ve 114-190 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava konusu 489 parsel numaralı taşınmazın müşterek muristen kaldığı halde kadastro işlemi sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğinden kaydın iptali ile tüm mirasçılar adına tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, taşınmazın muris Mehmet Tatar A.'dan kaldığını doğrulamışlar, ancak sağlığında 14.8.1961 tarihli senetle kendilerine hibe ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, Tatar A.'ın sağlığında mallarını paylaştırdığı, ancak çocukların itirazı üzerine mallarını geri aldığı ve müşterek kullandırdığı, çoğunlukla torunları olan İbrahim ve Hüseyin'le birlikte olduğu için çoğu taşınmazların bunların elinde olduğu, bu bağlamda 14.8.1961 tarihli senedin muris tarafından düzenlenmediği sabit olduğu ve geçersiz bir senet olduğu, taşınmazın murisin ölümünden sonra mirasçılar ile birlikte kullanılmış olmasının ortada hibenin olmadığını gösterdiği, geçerli bir taksim de söz konusu olmadığı ileri sürülerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacıların dayanağı olan ve hibe senedinin geçersizliğine mesnet teşkil eden 13.1.1972 ve 7.4.1978 tarihli ortaklık senetlerinden 7.4.1978 tarihli senette murisin imza, parmak izi veya mühürü; 13.1.1972 tarihli senette de davalılardan İbrahim ve Hüseyin'in imza veya parmak izleri bulunmamaktadır. Bu sebeple; bu senetlerin usulüne uygun olduğu, geçerli bulunduğu ve HUMK.nun 297.maddesine uygun bir senedin varlığından söz edilemez. Başka bir anlatımla; ortada geçerli bir ortaklık senedi bulunmadığına göre, hibe senedinin murisin sonradan hibeden rücuu ile ortadan kalktığı da kabul edilemez. Bu durumda 14.8.1961 tarihli davalılardan İbrahim ve Hüseyin K. lehlerine düzenlenen hibe senedinin geçerliliğinin ve hukuki değerinin tartışılması gerekir. Bu senet kapsamı itibariyle açık ve net bir şekilde düzenlenmiş hibe senedi niteliğinde olduğu gibi HUMK.nun 297.maddesine uygun şekli şartlara haizdir. Dinlenen tanıklarda murisin sağlığında senedi doğrulayarak taşınmazı davalı İbrahim ve Hüseyin'i hibe ettiğini ve bu hususu kadastro heyeti önünde açıkladığını bildirmişlerdir. Bu durumda geçerli bir hibe senedine göre,taşınmazın davalılardan İbrahim ve Hüseyin'e hibe edildiği sabit olduğuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmiş olması isabetsiz ve temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 5.500.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 1.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy