(3402 S. K. m. 13) (743 S. K. m. 639) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Miras Şirketi Mümessili Zehra Ç. ile Kemal F. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Araklı Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.4.2001 gün ve 273-87 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 237 ada, 33 parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Kemal F. davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Kemal tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanağına göre, uyuşmazlık konusu parsel belgesizden 28.11.1994 tarihinde davalı Kemal F. adına tespit edilmiştir. Davacı, uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünün Araklı Noterliğince düzenlenen 1.3.1965 gün ve 103 yevmiye numaralı satış ve devir senediyle Ayşe F. tarafından murisi ve babası Ali Ç.'ye satılıp devredildiğini, o tarihten bu yana zilyet olduğunu ileri sürerek istekte bulunmuştur. Davalı Kemal, taşınmazın öncesi itibariyle adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece dava konusu yerin, taşınmazın maliki ve satıcı Ayşe tarafından davacıya satılıp devredildiği, mülkiyetinin davacının murisine geçtiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Yapılan keşif ve uygulama ile dava konusu taşınmazın davalı Kemal'in savunmasında ileri sürdüğü tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlenmiştir. Davacının murisi ve satışta bulunan Ayşe F. kayıt maliki olmadığı gibi kayıt maliklerinin külli halefleri arasında yer aldığı da belirlenmemiştir. Tapulu bir taşınmazın haricen satışı geçersiz olduğu gibi böyle bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi de mümkün değildir. Diğer yönden, taşınmaz kayıt maliki veya mirasçılarından satın ve devralınmadığı için olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı gibi, kayıt maliki sağ olduğu ve kaydın intikal görmüş olması karşısında MK. nun 639/2. maddesine göre kayıt hukuki değerini yitirmemiştir. Tüm bu yönler gözönünde tutularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davalı Kemal F.'un temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve 37.800.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 4.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy