(3402 S. K. m. 28)
Dava: Hüseyin Ö. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Korkuteli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 19.12.2000 gün ve 107-380 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine Temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 807 parselin Hazine üzerindeki tapu kaydının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine Temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, uyuşmazlık konusu parseli, adına tespit ve tescil edilen 808 parselle birlikte 1967 yılında satın aldığını, dava konusu yerin kadastro tespiti sırasında Hazine adına tespit edildiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece tespit tarihine kadar kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 807 parsele ait tapulama tutanağında; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ham toprak niteliğinde bulunan yerlerden olması nedeniyle 22.7.1985 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, itirazı komisyonca reddedilen davacının Korkuteli Kadastro Mahkemesine açmış olduğu tespite itiraz davasının yargılaması sonunda 1.2.1989 gün ve 8/3 esas ve karar sayılı hükümle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28/2.maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve bu hüküm temyiz edilmeksizin 21.3.1989 tarihinde kesinleşmiştir. 808 parsel, 10.3.1967 gün ve 70 nolu tapu kaydına dayanılarak davacı adına tespit edilmiştir. Ayrıntıları tapu kaydında yazılı olduğu üzere bu kaydın sınırları değişmeye ve genişletilmeye elverişli sınırlardan olup, tapu kaydında yazılı 27579 m2 miktar aşılarak 52600 m2 yer davacı adına tespit ve tescil edilmiştir. Kayıttaki sınırlar karşısında dava konusu yer tapu kaydının kapsamı dışında kalan bir yerdir. Koşulları mevcut olduğu taktirde böyle bir yerin de kazanılması mümkündür. Bu durumda davacının zilyetliğinin, kayden iktisapta bulunduğu tarihten itibaren başladığının kabulü gerekir. 808 parsele revizyon gören tapu kaydını 10.3.1967 tarihinde tapudaki satış ve devirle almış bulunduğuna göre, zilyetliğinin bu tarihten itibaren başladığının kabulü gerekir. Bu tarihten tespit tarihi olan 22.7.1985 tarihine kadar Yasada belirtilen 20 yıllık kazanma süresi geçmemiş olmaktadır. Bundan ayrı, taşınmaz niteliği itibariyle de kazanılacak bir yer değildir. 17.6.1996 ve 11.6.1999 tarihli uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda dava konusu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olmayıp Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçeli olarak açıklanmıştır. Böyle bir yer imar ve ihya edilmedikçe kazanılması mümkün olmaz. Tüm bu olgular karşısında mahkemenin tespit tarihine kadar kazanma koşullarının oluştuğu yolundaki gerekesi Yasaya aykırı düşmektedir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması Yasaya aykırıdır. Hazine Temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 1.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy