(743 S. K. m. 639)
Dava: İzzet Ö. ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair Darende Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 15.1.2001 gün ve 41-8 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 3.302.552 m2'lik 270 ada, 1 parsel içinde 2 parça; 273 ada, 1 parsel içinde 1 parça; 945.100 m2'lik 274 ada, 1 parsel içinde 2 parça; 1.276.981 m2'lik 277 ada, 1 parsel içinde 3 parça ve 205.600 m2'lik 278 ada, 1 parsel içinde 1 parça taşınmazların zilyetlikten iptal tescilini istemiş, davalı Hazine davanın reddini savunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile toplam 100.049,48 m2'lik kısma ilişkin Hazine tapularının iptal ve davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Paftaya, tanıklar ve yerel bilirkişi beyanları ile halen Dairemizde incelemesi sürdürülen, aynı mahkemenin 1999/100 esas ve 2000/159 karar sayılı dava dosyasında dinlenen bazı tanıkların dava konusu taşınmazların bulunduğu Domalan mevkiinin her yerinde evvelce hayvan otlatıldığını söylemeleri ve bu dosyadaki paftaya göre etrafın ekilip biçilmeyen arazi parçaları ile çevrili oluşu ve gene bu dosya içerisinde bulunan 2.5.2000 tarihinde yapılan keşifte dinlenen zirai bilirkişinin 273 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın bazı bölümlerinin ve doğuda komşu olan ve o dosyada dava konusu bulunan tespit dışı bırakılan arazinin mera vasfı bozulmamış arazi olduğunu açıklamışlardır. Bu kapsamda mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile ziraatçı bilirkişi raporu yetersiz kalmaktadır. Mahkemece tahsisli mer'a araştırması yapılmış ve mahallinde uygulanmaya çalışılmış ise de, bu uygulama hudut ve mevkii belirtilmeden kayıtların kapsamları tam tayin edilmeden yapıldığından usulsüzdür. Mahkemece yapılacak iş; dava konusu parseller ve geniş çevresini kapsayacak yöreye ait birleşik pafta ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile varsa dayanak kayıtları bulunduğu yerden getirtilerek davacı dayanağı vergi kaydı ile birlikte yerel ve teknik bilirkişiler aracılığıyla mahallinde usulüne uygun olarak uygulanarak hudut ve mevkiler arz üzerinde tek tek belirlenip kayıtların kapsamları ve nizalı taşınmazları kapsayıp kapsamadığı ve ne olarak gösterdiği üzerinde etraflıca durularak, tüm bu uygulamaların Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde krokisinde işaretlenmesi gerekir. Ayrıca, dava konusu taşınmazlar ve çevresinin öncesi ve halihazır durumu itibariyle mer'a olup olmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulması, sadece dava konusu taşınmazların ve çevre taşınmazların niteliği hakkında ziraatçı uzman bilirkişiden detaylı ve kıyaslanmak suretiyle taşınmazların öncesi ve şimdiki vasfı konusunda gerekçeli rapor alınması gerekmektedir.
Bundan ayrı, Dairemiz incelemesinde bulunan, aynı mahkemenin farklı dosyalarında aynı soyadlı şahıslara senetsizden kazanma koşullarının oluştuğundan bahisle 100 dönümden fazla kabul kararları verildiği görülmüştür. Davacının kadastro tespit tarihine kadar müstakil 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı taktirde, muris ve diğer mirasçılar hakkında da miktar araştırması yapılması gerekmektedir. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmışsa da, bilhassa Adliye Yazı İşleri Müdürlüğünden yapılan araştırmalarda, aynı tarihlerde, önce veya sonrasında açılan davalar da dikkate alınarak, 40/100 dönüm norm sınırlamalarının dikkate alınması gerekmektedir.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz, Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 16.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy