(743 S. K. m. 405)
Dava: Davacı K.S. vekili, dava konusu taşınmaza davalıların elatmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar A.N. ve arkadaşının vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Davacı, davada taraf durumunu almayan Belediye adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde bina inşaa etmek suretiyle 30 seneyi aşkın bir zamandan bu yana konut olarak kullanıldığını, davalıların kullanmasına karşı koyduklarını ileri sürerek zilyetliğinin korunmasını istemiştir. Davalılar, davacının kendisini yönetemeyecek durumda olduğunu, bu nedenle dava açamayacağını ve Belediyeye ait arsa üzerindeki inşaatı birlikte yaptıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Davalıların savunması gözönünde tutularak geri çevirme yazısı üzerine istenilen İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin hükmü ile davacı K.nın kısıtlılığına karar verilmiş ve eşi Ü.S. vasi olarak atanmıştır. MK. nun 405. maddesinin 8. fıkrası hükmüne göre vesayet altındaki kimse adına dava açılabilmesi için, Sulh Hakiminden izin alınması gerekmektedir. Bu madde hükmü gözetilmeden uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Anılan hüküm uyarınca Sulh Hakiminden izin alınmak üzere davacının yasal temsilcisine süre ve imkan tanınması, ondan sonra yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 429. maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 45.000.000.-lira peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.12.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy