(743 S. K. m. 655) (1086 S. K. m. 237) (3402 S. K. m. 34, Geç. m. 4)
Hüseyin Dikici ile Ramazan Öğünç aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Savaştepe Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 09.06.1998 tarih ve 21-62 s. hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
Davacı Hüseyin Dikici 133 ada, 15 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Ramazan, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı Ramazan tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kendisine ilişkin taşınmaz bölümünün davalıya ilişkin 15 parsel içinde tesbit edildiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı vekili, dava konusu taşınmaz bölümünün kendisine ilişkin olduğunu, davacının parselinin kapsamında kaldığı kabul edilse bile vekil edenin yapmış olduğu binanın saçak bölümüne isabet eden bu bölüm hakkında MK. nun 655. maddesinin uygulanmasını savunmuştur. Davacıya ilişkin 133 ada, 16 parsel ile davalıya ilişkin aynı ada, 15 parsel hükmen oluşmuştur. Hükme ilişkin Savaştepe Kadastro Mahkemesinin 1992/7 esas no.lu dosyasında şimdiki davanın davalısı Ramazan'ın yapılan tespite itirazda bulunduğu, 133 ada, 15 ve 16 parsellerin dava mevzuu edildiği; 05.07.1994 gün, 7/38 esas ve karar s. hükümle 133 ada, 15 parselin tespit ve komisyon kararı gibi Mehmet oğlu Ramazan Öğünç; 133 ada, 16 parselin de Ahmet oğlu Hüseyin Dikici adına tapuya tesciline karar verilmiş ve bu hüküm temyiz edilmeksizin 20.10.1995 gününde kesinleşmiştir. Açıklandığı üzere; her iki davanın tarafları, konusu ve dayanılan sebep bakımından ayniyet mevcuttur. Anılan bu hüküm HUMK. nun 237 ve 3402 s. Kadastro Yasasının 34. maddesi hükmü uyarınca kesin hüküm teşkil eder. 3402 s. Yasanın geçici 4/1. maddesi hükmüne göre, tapulama ve kadastro mahkemelerince kesin hükme bağlanmış olan uyuşmazlıklarda bu yasa hükümleri uygulanmaz. Taraflar, yukarda tarihi ve numarası açıklanan kesin hükümle bağlıdırlar. Kesin hüküm olumsuz dava koşulu olup, taraflarca ileri sürülmese bile mahkemece görevden ötürü kendiliğinden gözönünde tutulur. Davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi Kanuna aykırıdır. Davalı Ramazan'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve 2.080.000.-lira peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 12.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy